24 Nisan günü yaklaşırken

A -
A +

Her sene 24 Nisan günleri yaklaşırken, merakla karışık bir endişe yaşar olduk. Biz gazeteciler de o günleri milli anma günü gibi yazmazsak, acaba ihmal mi ediyoruz diye endişeleniyoruz. Alışkanlık yaptı herhalde. Ermeni Disporasının yıllardır pişirip pişirip gündeme taşıdıkları bir asılsız olayın suçluluğunu duymak nedendir? ABD'de bilmem kaç eyalet zaten konuyu Ermenilerin istediği şekilde kabul etmiş. Avrupa devletleri heykeller dikmiş. Eh artık kabul edilmesine ramak kalmış gibi "ört ki ölem" oynamaya paydos demenin zamanı geldi ve geçiyor. Türkiyeyi bu kadar yakından ilgilendiren bir konuda diğer devletlere ne oluyor. Onlar dünyaya hukuk dağıtmaya soyunmuşlar. Onlara kim hukuk dağıtsın. 1915 olayları, 1914-1918 yılları arsında yaşanan birinci dünya harbi piyesinin küçücük bir sahnesi. Çok az bir nüfusu ilgilendiren olaydır. Ülkelerinde kin anıtları diktirenler bir gün gelip, Türk topraklarına saldırmalarının da hesabını vermelidir. Madem ki haklı haksız ayrılacak, İngiltere, Fransa, Rusya vs. diğer ortakları, 5 000 000 Türk gencinin ölümüne sebep oldular. Önce o hesabı versinler. ABD'de yaşayan Türkler geçenlerde, Kaliforniya'da bir festival düzenlemiş: "Anotalian Cultures Festival" yani Anadolu kültürleri festivali. Türk festivali diyememişiz. Aynı günde Los Angeles Times'da, Türkiye aleyhinde üst üste üç makale yayınlanmış. Festivalcilerden gazeteye tek protesto olmamış. 77 yaşındaki Türkkaya Ataöv hasta haliyle ABD'yi bir baştan bir başa dolaşarak, davadaki haklılığımızı haykırmak için gırtlak paralarken bizim festivalci arkadaşlarımız, etkinliklerine renk katsın diye, bir Ermeni müzisyene festival içinde konser verdirmişler. Bu nasıl dava savunuculuğudur. Tam perhiz ve turşu misali. Devlet büyüklerimiz iftiracılara hodri meydan deyip, gelsin tarihçiler bütün dünyaya açık bir arşiv çalışması yapılsın, çıkacak karara razıyız diyorlar. Milletçe bunu diyoruz. Amma bu çıkacak kararın içinde, Batılı 7 düvel de suçlu bulunabilir. Buna da herkes razı olmalı.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.