Bugün dünyanın bilhassa Orta Doğu ülkelerinin yaşadığı kanlı olaylarda İngilizlerin katkı ve vebali çoktur. Osmanlı devletinin Orta Doğu'da hükümran olduğu zamanlarda, İnsanlar bir huzur ülkesinde idi. Şimdi ise Irak'ta halen günde en az yüz insan ölüyor. Lübnan öyle. Filistin toprakları bir asırdır kan gölü. Osmanlı devletini parçalamayı milli bir siyaset olarak; Anayasası kabul eden İngiliz devleti, bu hedefe ulaşmaya yarayacak her harekete, destek vermiş ve meşru saymıştır. 1839 Gülhane Hattı Hümayunu ile, güya Osmanlı'ya demokrasi getirmek için, devletin iç işlerine karışmaya başlamıştır. Hükümetteki yerli İngiliz destekçileri eliyle, binlerce asker ve sivil İngiliz personel, resmi görevlere getirildi. Bilhassa Osmanlı Deniz Kuvvetleri'nde, gemi süvarisinden çarkçısına kadar İngiliz personel görevlendirildi. Hem de ölçüsüz derecedeki yüksek maaşlarla. 1853 yazında, Osmanlı-Rus siyasi münasebetleri İngiliz kışkırtmaları ile çok gerildi ve ardından 4 sene devam eden Kırım Harbi başlatıldı. İngiliz Osmanlı'nın baş müttefiki! Bu harp sonunda, hem Rusya'nın Karadeniz sahillerindeki tersaneleri ve limanlardaki donanması harap edildi. Hem de Osmanlı maliyesi harp masraflarıyla çöktü. Osmanlı devleti ilk defa 1854'te dış borca girdi. Halen devam eder. 1861'de tahta çıkan Abdülaziz Han 31 yaşındaydı. 20 senelik veliahd şehzadelikten sonra padişah olmuştu. Bu 20 senede kendini tahta çok iyi hazırlamıştı. Denizi ve denizcileri çok severdi. Marmara'yı denizden karış karış dolaştı. Türk Deniz Kuvvetleri'nin bütün noksanlık ve sıkıntılarını öğrendi. Padişah olunca da konuya el attı. İngiliz subaylarından Hobart Osmanlı Deniz Kuvvetleri'nde görevlendirilenlerden biridir. 1866'da başlayan Girit isyanının bastırılmasında başarılı bir deniz muhasarası ile Yunanistan'ın isyancılara yardımının önü tam olarak kesti. Onu bu işe gönderen İngiltere ise, Girit adasının Osmanlı'nın elinden çıkmasını istiyordu. Çünkü Girit Hindistan yolunun nöbetçi kulübelerinden biriydi. Hobart'ı Padişah tümamiral yani paşa yaptı. İngiltere Hobart'ın İngiltere'ye derhal dönmesini emretti. O dönmedi ve samimiyetle Türk'e hizmete devam etti. İngiliz basını Hobart hakkında karalama kampanyası başlattı. Hilekâr, maceraperest, hain ilan edildi. İngiliz hükümeti Hobart'ın İngiliz Silahlı Kuvvetleri ile ilişkisini kesti. Abdülaziz Han, Hobart'ı koramiralliğe terfi ettirdi. 1877-1878 Osmanlı Rus Harbi esnasında Hobart, Kafkaslar'da Ruslarla çarpışan Kafkas Türklerine, birçok zorluklara rağmen mühimmat ve gıda ikmalini başarıyla yaptı. Rus zulmünden kaçan 50.000 Türk'ü Anadolu kıyılarına taşıdı. Hobart Osmanlıya 16 sene kesintisiz hizmet etti. Türkiye hatıralarını bir kitapta topladı. İngiltere Hobart'tan ağzı yanınca, Osmanlı'ya bu sefer Deniz Harb Okulu'nda öğretmenlik yapmak üzere, Henry Felix Wood'u gönderdi. Wood Osmanlı bahriyesinin muhtelif kademelerinde tam 42 sene çalıştı. Hemen hiçbir hizmet ve ilerlemeye emeği olmadı. Türk bahriyesindeki önemli ilerlemelerin önüne engeller koydu, sabote etti. İngiliz devleti Wood'u bu başarısından dolayı, en büyük İngiliz nişanı ile ödüllendirdi. Bir de Osmanlı bahriyesinde baş çarkçılık yapan Joseph Arms var. Bu İngiliz hırsızlık ve hainlikleri ile çevresinin saygısını kaybetmişti. Türk personel bunu, komutanlarına şikayet etti. Ve işine son verildi. Arms memleketine giderken, Abdülaziz Han'ın Saltanat yatının marş dişlisini çalıp yanında götürdü. Saltanat yatı battal kalmıştı. Arms büyük tazminat almak şartıyla geldi, güya arızayı bularak ve yatı çalıştırdı. Bunun hırsızlığını da Amiral Wood kitabında anlatıyor! İngiliz'in Mısır politikasındaki zararlarını başka bir yazımda anlatmak istiyorum..