Alkol kıskacındaki gençlik

A -
A +

Bütün insanlık için alkol kullanımı tehlike arz etmektedir. Türk'ün geleceği için de, alkol büyük risktir. Bu kadarcıktan ne çıkar diye diye, bugün alkol bağımlısı gençlerimizin sayısı hızla artmaktadır. Yeşilay cemiyeti yasalarımıza uygun olarak kurulmuş ve kamu yararına olan derneklerimizden biridir. Bendeniz de yönetim kurulu üyesi olarak, cemiyetin çalışmalarına kalemimle destek vermeye çalışıyorum. Yeşilay cemiyeti kısıtlı bütçesi ile dergi yayını, duvar ilan ve afişleri, okullarda konferanslar verilmesi gibi çalışmalarla, Türk'ün geleceği gençleri alkolün pençesinden kurtarmaya çırpınıyor. Şimdilerde etki alanını arttırmak için, televizyon ilan ve canlandırma yapımları ile çarpıcı kötü örnekleri gözler önüne sermektedir. Birçok televizyon kanallarının haber saatlerinde, hemen her gün; "rezalet çıkartan sarhoş şoför" görüntülerini artık kanıksadık. Hadi biz seyirciyiz. Bir de bu münasebetsizliklerle iç içe yaşayan emniyet mensuplarımızı düşünün! Kontrol için aracı durdurulan erkek veya bayan sürücü, "lütfen araçtan iner misiniz" ricasını, bir sürü hakareti de sıralayarak reddediyor. Kendini aracın içine kilitliyor. Polis yalvarırcasına ricalarını tekrarlıyor. Sarhoşun gönlü olursa iniyor. Bu sefer de "alkolmetreye üfleyin", "hayır üflemem" komedisini seyrediyoruz. Gülüyoruz ağlanacak halimize Bırakın Avrupa Birliği uyum yasalarını, normal yasalarımıza göre de polisimiz alkollülerin menfi moral baskısını yaşamaktadır. Emniyet güçleri tam bir sabır küpü. Sarhoş ise işin şovunda. Arada sırada kameramanlara da göğsünü gere gere "çekin, iyi çektiniz mi" gibi nice argo dolu ifadelerle rezaletini şeddeliyor. Polis ise sabredip susmak zorunda. Peki bu görüntülerdeki utanmazların akıbeti ne oluyor. Kimse bunun bir çetelesini tutmuyor. Böylece topluma şöyle bir mesaj verilmiş gibi oluyor: Alkollü yakalanan işi şaklabanlığa döksün. Şöhret bile olursunuz. Sonunda yapana da hiçbir şey olmaz. Yollardaki sarhoşların sebep olduğu ölümlü kazalarda, kimlere ne kadar cezalar veriliyor. Bu sebeple kaç ocak sönüyor. Açıklayan yok. Polis bunu açıklamalı. Türkiye yasalarına göre; "hakim bey o anda sarhoştum ne yaptığımı hatırlamıyorum" demek bütün cezaları ortadan kaldırıyor mu? Kimbilir?! Kanunlarımızda, ne yaptığını bilemeyecek kadar içmenin bir cezası yok mu? Eğer yoksa büyük eksikliktir. Bu gidişle daha nice canlar kaybedeceğiz demektir. Televizyon dizilerinde alkollü ve sigaralı sahneler hani yasaklanacaktı. Birilerinin ortadan kaldırılması emrini vermeden önce, mafya çapulcu babası, illa ki viskisinden bir yudum içip, gözlerini kısarak uzaklara bakıp, "bitirin o herifin işini!" diyor. Rakip anında ortadan kaldırılıyor. Yetişmekte olan yavrularımıza ne kötü bir örnek. RTÜK şimdilerde ekran amblemleriyle, televizyon yayınları için velilerin ikazını sağladı. Çok isabetli ama yetmez. Uyuşturucu kullanımını, içki ve sigara içimini özendirici sahnelerden dolayı, yayın kuruluşlarına yasaklayıcı tedbirler uygulanmalıdır. Bu yayınlar demokrasi ise, bunun durdurulması da demokrasinin şartıdır. Alkolün vücuttaki zararları bütün dünya tıp adamlarınca tespit edilmiştir. Sahte rakı operasyonları, hakikisinin zararlarını örtmek ve dikkatleri dağıtmak için mi? Efendim sahtesinde devletten vergi kaçırılıyormuş. Ya hakikisini kullanmanın devlete, milli ekonomiye verdiği zararları, ondan alınan verginin kaç katıdır. İlgililer lütfen bir hesap yapar mısınız?!.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.