Asrın Churchill'i, Tony Blair

A -
A +

20'nci yüzyıldaki İngiliz Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı) Churchill, İngiltere'yi perişan etmişti. Yaptığı taktik ve stratejik hatalarla, dünyayı kana bulamış ve İngiliz ekonomisini çöküşe götürmüştü. Birinci Dünya Harbinde, İngiliz kuvvetlerinin Çanakkale'yi denizden geçip İstanbul'a el koyma planı tamamen Churchill'e aitti. Bu planla, dünyanın en modern deniz kuvvetleri, çok yoksul ve güçsüz durumdaki Osmanlı kuvvetleri karşısında perişan oldular. Ve Türk kuvvetleri, denizde kesin bir zafer kazandılar. Bu Türk başarısı, Churchill'i 1940 senesine kadar İngiliz devlet hizmetinden ve siyaset sahnesinden silmiştir. İkinci Dünya Harbinde başbakan olarak geri dönmesine rağmen; şu günde bile İngilizlerin % 70'i Churchill'i nefretle anarlar. İngiliz İmparatorluğunun çöküşü onunla başladı. Churchill bir pişmanlık beyanatında "Aklımın almadığı değeri 50 Frankı bile bulmayan, paslı ve demode Türk mayınları, nasıl olur da bizi hezimete uğratır" diyordu. Masum bir milletin üzerine canavarca saldıranlar, bu hezimeti hiç anlayamadılar. Anlayamazlar da. Şimdi de Tony Blair, ABD ile el ele vererek hatta Amerika'yı kışkırtarak, Masum Irak halkının üzerine "Modern Churchill" olarak saldırmıştır. Onların davası Saddam ve rejimi değildir. Onların davası, çökmekte olan ekonomilerini düze çıkarabilmek için, Irak'ın zengin kaynaklarına el koymaktır. Ama biline ki; böyle masumların kanı eline bulaşmış olanlar sonunda iflah olmazlar. Şimdi Irak'ta işgal ettikleri bazı köylerde, İngiliz askerleri Irak köylü gençleri ile "dostça" futbol maçları yapıyormuş! Bu kadar sahtekarca haberlerle savaş kazanılmaz. 1918'de güzel yurdumuzu işgale kalkan ve dedelerimize huzuru yasaklayan İngilizler, İstanbul'da yerli Rum ve Ermenilerle futbol oynayarak Avrupa basınına resimler göndermişlerdi. Film aynı, Jönleri de. Yetmedi mi? Çekin masumların yakasından elinizi. Birinci Dünya Harbinde, Avrupalı İtilaf devletlerinin döktükleri masum kanları, şimdi onların soyunu kuruma noktasına getirmiştir. Avrupa'da savaşacak gençlik yoktur. Bırakın savaşı, Futbol oynayacak, spor yapacak gençlik bile yoktur. İngiliz Futbol milli takımının % 80'i zenci veya Güney Amerikalı, Teknik Direktörü ise İsveçli. Fransa, Belçika Hollanda hatta Almanya da beter durumdalar. Şimdi Irak saldırısında İngiliz askeri diye gösterilenler; Avustralyalı, Yenizelandalı ve sair İngiliz harici kavimlerdir. Duyduğum kadarı ile savaşın ilk günlerindeki koalisyon güçlerinin perişanlığı ve hezimeti üzerine; İsrail'den getirtilen komando ve savaş tecrübeli askerlerin yardımına sığınılmıştır. Amerika, Türkiye'ye Kuzey Irak'a girme konusunda çıkardığı engellere pişman olacaktır. Türk milleti her şeyini dobra dobra yapar. Bir ülkeye masumane girip de sonra döneklik yapmak sömürgeci Avrupalılara mahsustur. Türk tenezzül etmez. 70 milyonluk Türkiye'ye güvenmeyip; beş yüz binlik Peşmergelere güvenmenin acısını fazlasıyla çekeceklerdir. İngiliz Başbakanı Tony Blair'in dört yaşlarında bir oğlu var. Televizyon başında harp haberlerini seyrederken, vücudunun ön tarafı tamamen yanmış ve beyaz yanık kremi sıvalı her tarafı acıdan zangır zangır titreyen Iraklı çocuğa, SİR hangi duygularla bakıyordur. Avrupalılar, Amerika ile el altından Irak ganimetinde, tamamen anlaştılar. Hepsine birer pay vaat edilmiş. Öyle zannediyorum ki; Avrupalı emperyalistler, bu masum Irak halkının zenginliklerine kavuşamadan, bir Avrupa harbi ile birbirlerine düşerler. Zira leş paylaşanlar adalet nedir bilmezler.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.