Halen bütün dünyada en büyük eksikliği çekilen şey huzurdur. Dünya insanı huzura muhtaç halde. Haiti'de yaşananlar bunun en büyük şahididir. Huzuru sağlayacak olanlar idarecilerdir. İdarecinin konumuna göre etki alanı da genişler. Bir kurumdaki idarecinin zaafı o kuruma zarar verir. Bu kurum devlet olursa işte o zaman ört ki ölem demenin zamanıdır... Osmanlı devletinin kuruluş ve işleyişini senelerdir işim icabı inceleyen birisi olarak söyleyebilirim ki; Devleti yücelten de, batıran da idarecidir. Dış düşman etkileri bunlardan sonra gelir ve de ona göre çok etkisizdir. 1'inci Sultan Selim zamanında yaşamış, Padişahın fikirlerine çok önem verdiği Ahmet İbni Kemal Paşa, idareciyi şöyle tarif eder: "Makam ve mevki sahibi olmak nasip meselesidir. Zenginliğe, şan şöhrete bakmaz. *Ordunun işi memleketi korumak ve gerekirse en güzeli, şereflisi olanı; vatan yoluna ölmektir. *İdâreci güzel silâh kullanmalı ve tedbir sâhibi olmalıdır. *İdareci düşmanı hor ve küçük görmemeli ve plânlı olmalıdır. *İdarecilik çok mukaddes bir vazîfedir. Herkes bunu yapamaz. Bâzı kâbiliyetler doğuştan veya irsî olarak verilmiştir. *Bir memlekette bir idâreci bulunmalı. O da âdil, ihsânı bol, affedici, büyüğüne hürmetli ve saygılı olmalı..." Ahmet ibni Kemal Paşa, Kanuni döneminde şeyhülislamlık yapmıştır. Bu gün ABD'den tutun da, küçük bir kabile ülkesine kadar her devletin başında bir idareci var. Ama kiminin halkı rahat ve huzurlu, kiminin -hatta çoğunun- halkı aç, perişan ve hasta. Devlet adamları o makama geçtikten sonra kendini halkının huzuruna feda etmeli. Kendi yemeyip çocuğunu doyuran anne gibi olmalı. Bir karlı yolda kalan aracın içindekilerin acısını gönlünde duymalı. Devletin idarecileri hazine kapısındaki nöbetçi gibi olmalı. Hazinenin anahtarı kendinde ama oradan bir kuruş almaya yetkisi yok. Bir yasa çıkarırken, onu adaleti sağlayacak şekilde çıkarmalıdır. Böyle olmazsa ne olur. Bu yaşıma kadar gördüklerim şunu anlatıyor: İdareci makamını kendine imkân sağlayan bir kapı gördüğünde ve böyle kazandığı şeyler, daha hayatta iken onun başına nice işler açıyor. Başı dertten kurtulmuyor. İdareci desinler diye değil Hak için yapılmalıdır...