Bayramlar ve toplumun dertleri

A -
A +

Nasip olursa yarın Ramazan Bayramını idrak edeceğiz. Bayramlar toplum hayatında dönüm noktalarıdır ve güzel günlerdir. Ufak bir meseleden birbirine kırılan insanların barışma bahanesidir. Bu fırsatı iyi kullanalım. Hele Ana-babalar ile evlatlar arasındaki, hiç istenmeyen kırgınlıklar sosyal yapıyı çok yaralamaktadır. Bunun da çoğu bayramlarla atlatılır. Son zamanlardaki bayramları bir tatil saymaya dönük alışkanlıklar, kırgınlıkları tamirden bizleri uzaklaştırmaya başladı. Tatili tatil zamanında yapmalıyız. Ama bayramı da bayram gibi kutlamak elbette daha güzeldir. ABD'deki peş peşe gelen 4 tane tayfun felaketi, insanların birbirine ne kadar muhtaç olduğunu bir kere daha dünyanın gözleri önüne sermiştir. İnsanlar arası ilişkileri sadece maddi sahaya yaymanın ve buna bağlanmanın binlerce insanın canına nasıl mal olduğunu gördük. Bu olaylar can vermekte olan insanın, altın dişlerini sökmeye kalkışmaya benziyor. İnsanlar tayfun selleri ile boğuşurken, büyük gruplar yağmacılıkla uğraşıyordu. Altta kalanın canı çıksın. Merkezi ve mahalli yöneticiler bundan çok dersler çıkarmalıdır. Malatya Çocuk Esirgeme Yurdunda yaşanan olaylar, toplumdaki bazı şeylerin eksikliğini gözler önüne sermiştir. Bir kerre idari bazı tedbirler almaya acilen ihtiyaç vardır. Bu çok açıktır. Geçiştirmeye, uyutmaya gelmez. İdarecilerin kendi sorumluluk sahalarında etkin ve şefkatli denetimleri şarttır. İdari görev alanların maddi tedbirlerin dışında, manevi tedbirler de alması lazımdır. Çocuk yuvalarına ucuz ve kalifiye olmayan personel alınırsa olacağı budur. İnsanların vicdan merhamet şefkat gibi değerlerini bir yolla ölçüp, ona göre işe başlatmalıyız. Bu değerlerin ölçüsü endazesi olmaz. Evde başlayıp, eğitim kurumlarında gelişen, gelişmesi lazım olan bu değerler; maalesef gelişmiş toplumlarda çok azalmış, hatta kalmamış gibi. Ama çocuk yurdundaki gibi suçlar işlendiğinde, alt kademedeki birkaç garibin sırtına yükleniyor. Sosyal kurumlarımız maalesef gittikçe sosyallikten uzaklaşmaktadır. Geçen sene Hollanda seyahatim esnasında, gece saat yarım sırasında çok yaşlı bir adam bisikletiyle normal bisiklet yolundan giderken dengesini kaybetti, gözümüzün önünde, tepe üstü yere çakıldı ve öylece hareketsiz kalakaldı. Ben telaş ettim. Yanımdaki arkadaşa aman adam ölüyor, yardıma koşalım dedim. Orda işçi olarak bulunan arkadaş bana 'Aman abi. Sakın ha. Biz suçlu duruma düşeriz' dedi. Ve öyle kalakaldım. İnsanlık bu olmasa gerek. Mübarek ramazan gününde kafalarını kırarcasına bu kimsesiz yavruları döven insan suçludur. Onun kadar bu çocukların sokağa taşan feryatlarını duymayan, duyamayan, her kademedeki idareciler de, vicdanen bence sorumludur. Bütün okuyucularımın bayramlarını tebrik eder, daha nicelerine evlerinde, iş yerlerinde ve hayatlarında huzur ve saadetle ulaşmalarını Cenab-ı Haktan dilerim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.