Bunlar suçlu mu, yoksa hasta mı?!.

A -
A +

1 Mayıs 2009'da Taksim'de kutlamalar yapıldı. Devlet güçlerinin gösterdiği bütün dikkat ve itinaya rağmen, mal zayiatı tutarı, bir milyar TL'yi geçmiş. 1977'de ölen 40 kişinin hesabı soruldu. Aradan 31 sene geçmiş. Bu kadar zaman aklınız neredeydi? 1 Mayıs gününü resmi tatil yapan şimdiki hükumetin bunda suçu neydi. Binlerce iş yerine, banka makinelerine çiçek saksılarına yerlerden taşları sökerek saldıranların isteği neydi! Bu bir milyar liranın bir kısmı vatandaşın, bir kısmı da devletin cebinden çıkmıştır. Yazık ki çok yazık. Çiçek saksılarına, parklara saldıranların bir fikri ve davası olduğunu sanmıyorum. Bu saldırganlar psikiyatri tedavisi almalıdır. Polis gözaltına almak yerine, hazırlanacak bir yasa ile bunları tıbbi tedaviye göndermeli. Çünkü bunlar kendi aileleri içinde de şiddeti hayat tarzı yapmıştır. 1977'deki katliam girişimi binlerin ölümüne sebep olabilirdi. Şans ki 40 kişi ile kalmış. Porovoke edilen topluluklar depremden beter zarar verir. 1977'den sonraki 1978 1 Mayısında Taksim Meydanına bir alayımızın sancağı dikilmişti. Çok üzülmüştüm. Kendi ülkemde kendi sancağım, beklenen bir iç olaya karşı meydana dikiliyordu. O günün sıkı yönetim komutanı güvenlik güçlerine şu emri verdi: "İhtara rağmen güvenlik güçlerine 30 metreden fazla yaklaşana ateş edin!" Merter bölgesinde, bir hafta önceden hazırlık yapan, çoğu devlette çalışan 250 kişi, aniden E-5 yoluna fırlayıp güvenlik güçlerine rağmen yolu trafiğe kapatıp Taksim için yürüyüşe geçti. Her türlü sözlü ihtara rağmen, askerleri ite ite yürümeye başladılar. Sıkı yönetim güçleri ateş etmedi. Yere yat emri verdi. Yatmayanları ite kaka yatırırken bazıları yerlere düştü. Başlarındaki Behice Boran, bir görevli tarafından nezaketle cipe bindirilip, evine bırakıldı. Diğerleri de bir kışlada gözaltına alındı. 16 Mayıs günü Atatürk Öğrenci Yurdu konferans salonunda sıkı yönetim mahkemesi önüne çıkarıldılar. Ve o gün hepsi serbest bırakıldı. Sıkı yönetim görevlisi komutanlar, sanıklarca mahkeme önünde aşikare ve ağır hakarete uğradı. Kimse tek gün ceza almadı... Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu derhal değiştirmelidir. Ve zarar veren göstericiler, kaza yapan şoförler gibi tedavi ve kurslara tabi tutulmalı.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.