Çanakkale'deki kutlamaların anlamı!

A -
A +

Her sene 25 Nisan'da Çanakkale, Gelibolu kıyılarında, Gelibolu yarımadasındaki bilhassa yabancı mezarlıklarında, anma törenleri ve şafak ayinleri düzenlenir. Böyle bir günde, Çanakkale adıyla yapılan bu etkinliklerin manasını hep düşünmüşümdür. Bilhassa Avustralyalılar, Yeni Zelandalılar kalabalık kitleler halinde, 10 bin kilometre uzaktan gelirler. Aslında Çanakkale savaşları, İtilaf Devletleri adlı saldırganlar ordusunun, Türk topraklarına ateş ve kan kusmalarıdır. İngilizlerin yanında Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar hatta 500 kişilik bir Yahudi birliği bile vardı. İngiliz ordusu olarak gelenlerin içinde, Hintliler, Mısırlılar, Avustralyalılar ve Yeni Zelandalılar vardı. Şimdiki anmalara Fransızlar gelmez, Yunanlılar katılmaz, İngilizler görünmez, Hintliler hiç yok. Amma illa Avustralya ve Yeni Zelandalılar her sene gelirler. Çanakkale'nin bar ve meyhanelerini doldururlar. Şafak vaktinde de kendi inanışlarına göre ayinler yaparlar. Şafak vakti saldırının başladığı vakittir. Son birkaç senedir Avustralya'dan devlet üst düzey yöneticileri de gelip, anmalara katılıyor. Tabii onlar için milli mesele. Başbakanları kafası yukarıda, Gelibolu'daki bu mezarlıkların, hatta Gelibolu yarımadasının milletlerarası bir heyet tarafından idare edilmesini teklif etmekte; dahası bunun için resmi notalar da vermektedir. Yarın Ruslar da Birinci Dünya Harbi'nde, Kars, Doğubayezit, Ağrı, Sarıkamış, Erzurum ve Erzincan'da ölen askerlerinin anısına o bölgelerin milletlerarası kurul tarafından idaresini istemezler mi? Ermeniler de bu yola giderse. Kore Harbi sırasında verdiğimiz şehitleri bizler nasıl anıyoruz. Böyle anmıyoruz. Sonra Çanakkale anması neden 25 Nisan'da?. Buna biz nasıl izin veririz? Saldırganlar 18 Mart 1915'te Çanakkale deniz saldırısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden acı bir tokat yedi. Osmanlı'nın başkenti İstanbul'u güya ellerini kollarını sallayarak gidip alacaklardı. Başarılı olamayınca karadan saldırı planlarını yaptılar. Kara savaşı çok riskli idi. Bu çıkarmalarda, Mısır'ın İskenderiye şehrinde iki aylık savaş eğitiminden geçirilen zavallı, Mısırlı, Hintli, Yeni Zelandalı ve Avustralyalı gençleri ateşe attılar. İşte bu çıkarma 25 Nisan'da başladı. Yani yurdumuza saldırı günü. Gözümüze baka baka böyle bir günün, hem de ülkemizde kutlanması bizi aşağılamaktır. Gitsinler kendi ülkelerinde yapsınlar. Türkiye şu anda Gelibolu yarımadasında bir km'lik küçük bir yol çalışması yapsa, hemen karışıyorlar, nota veriyorlar. Neymiş Avustralyalıların mezarları zarar görürmüş. Türkiye'de yeni şehirleşmeler için, yol ve cadde açmak için binlerce kendi mezarlıklarımız tamamen söküldü ve sökülmekte. Varın siz hesap edin. Madem Çanakkale'de kutlama yapacaklar, 25 Nisan yerine, 8/9 Ocak gece yarısı yapsınlar. Zira bütün hınçları ile Türk'ün hayat ve istiklaline kastedenler, kara muharebelerinde de hezimete uğrayınca 8/9 Ocak 1916 gecesi gizlice Gelibolu'dan, çekilmediler kaçtılar. Bazı subayları üniformalarını giyemeden pijamaları ile, bazıları çorbalarını tabakta yarım bırakarak kaçtılar. Hadi hep beraber gelsinler her 9 Ocak'ta kutlama yapalım.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.