Casus Deli Boşnak Şaban

A -
A +

1640-1648 seneleri arasında, Osmanlının bahriye merkezi Taşkızak ve Kasımpaşa bölgesidir. Divanhane yani Donamanın komuta karargâhı ise, halen Kasımpaşa'da mevcut askerî binadır... Bir ara bahriye askerleri arasında dolaşan, hareketleri dengesiz, "Deli Şaban" namında biri ortaya çıkar. Komutanlara bile yaklaşıp çeşitli tuhaf hareketler yaparak, herkesi kendine güldürür. Bazen iri bir köpeğin sırtına süvari gibi biner, sağa sola temenna edip, "kaçılın yoldan, Deli Boşnak geliyor" diye naralar atar. Kışlada serbestçe dolaşır. Askerlerle muhabbet eder. Hatta harçlığı bitenlere para desteği bile yapar... Zaman zaman Divanhane binasına girip komutanlara numaradan vukuat yok tekmilleri verir... Bir gün Divanhaneden, Donanmanın "yakında Akdeniz'de yapacağı harekâtın planları" çalınır. Nöbetçiler sıkıştırılır. Bir söyleyen çıkmaz. Herkes tetikte. Bir nöbetçi asker vicdan azabıyla bir gün paşanın huzuruna çıkıp "efendim o gün benim nöbetimde Deli Şaban buralarda geziniyordu" der. Deli Şaban, Kulaksız mezarlığında, virane bir kulübede yatar kalkarmış. Paşa güvendiği iki adamını kulübeye araştırmaya gönderir. Kulübedeki bir çulun altında bir taş kapak bulunur. Kapağı kaldırınca, bir çukurda kap içinde epeyce bir altın bulunur. Paşa hemen Deliyi çağırtır. O, durumdan habersiz çeşitli maskaralıklarla paşaya temenna çakar. Paşa ona "Bire deli herkese para veriyorsun bana da hemen biraz para lazım" der. Olur hayhay ne kadar emredersiniz deyince, Paşa bin altın lazım der. Şaban ciddileşip paşam bu çok para. Bende yok der. Paşa da "Bire kâfir! Yatağının altındaki bin altını versene!" deyince, Deli işi anlar ve çizmesindeki hançerle intihara kalkar. Yakalanır. Üç gün müddetle kafasına giydirilmiş "taze işkembe" ile İstanbul sokaklarında dolaştırır. Kuruyan işkembenin Izdırabından Deli, yerinde duramaz hale gelir. Ve sonra idam edilir... Meğer bu kimse bir Boşnak ve de Deli değil. Bir Venedik Asilzadesidir. Ve Venedik casus teşkilatının İstanbul'daki örgüt başıdır. Evet, su uyur düşman uyumaz. Tedbiri yarına bırakmak ise, çok geç kalmaktır...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.