Çocuklar her milletin geleceğidir. Türk milleti için de aynı. Son günlerde, birçok olayda çocukların yaşlarına yakışmaz ve tehlikeli biçimde kullanıldığını üzüntüyle gördük. Kanunlar reşit olmayan gençlerin bazı olaylarda sorumlu tutulmamasını ön görür. Bu anlayış isteyen, çocukları tehlikeye atabilsin için değildir. Bu esneklik kazara olabilecek bir durumda, taze bedenler, hayatının başında suçlu damgası yemesin içindir. Kargaşanın en tehlikelisi terörde, çocukları sokağa dökmeye gayret, son derece tehlikelidir. Hatta onları bazı menfaatlerle kandırmak tam bir çocuk istismarıdır. Bugün böyle kendi komşularının çocuklarını polisin önüne itenler, gün gelir onların anne babalarını da ateşin içine atmakta tereddüt etmeyecekler. Aileden sorumlu devlet bakanının, son konuşmaları ile birazcık olsun ferahladık. Olaylardan koruyamadıkları evlatları için anne babalar devlete hesap verecek, yapmıyor veya yapamıyorlarsa velayet hakları alınacaktır. Çocukların sıkıntısı terörle de sınırlı değil. Bir anne baba, çocuğundaki olumsuz durumları önleyemiyorsa, devlete gelip haber vermelidir. Ayrılan anne babaların çocuklarının çoğu neredeyse sokaklarda büyümeye mahkum hale düşüyor. Bunu devlet sıkı takibe almalıdır. Maalesef sayıları artmakta olan gencecik tinerci topluluğu artış gösteriyor. Bunları topluma kazanmak için bakanlık yeni ve kesin adımları atmalı. Böyle ilgiye muhtaç çocukları sadece yedirmek ve barındırmak yetmez. Yine bakanlık kuruluşları çatısı altında, öğretimin yanında eğitim de verilmeli. Çeşitli meslek ve tarım konularında uygulamalı çalışmalarla, çocukların kendilerine güvenleri sağlanmalı. Toplum sıra dışı davranışları olanları evladı da olsa devlete bildirmeli. Bildirmeyen veliler uyarılmalı ve hatta zorlanmalı. Beni zorlayamazsınız diyenlerden derhal velayet alınmalı. Devlet bu işi başarmaya Anayasal olarak da mecburdur. İstikbalimiz ve istiklalimizin devamı için şarttır. Arjantin'de seneler öncesi tinerciler için yapılan bir milyona yakın imha cinayeti, ne geleneklerimize ne de inançlarımıza uymaz. Yani bu tehlikeyi kaynağında, büyümeden ve insanca önlemek milli görevimizdir.