Daha nice bayramlara

A -
A +

Evet kıymetli okuyucu, seyirci ve dinleyenlerime bu günden, ailelerinde sıhhat, huzur ve saadetle daha nice bayramlara kavuşmaları temennimi ve dualarımı bildirerek yazıma başlıyorum. Yarın inşallah bütün müslümanlar bu mübarek günde, birbirlerini tebrik edecek, aralarında kırgınlıklar olanlar barışacak, barıştırılacaklar. Bayram namazından sonra yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilecek. Yani ilk bayramlaşma kabir ehliyle olacak. Sonra da yaşayanlarla. Şehitliklerde ise şehit yakınlarının sessiz göz yaşları akacak. Peki bu şehitleri sade kan akrabaları mı ziyaret etmeli. Tabii ki hayır. Çünkü onlar hepimizin ortağı olduğu yurdumuzu korurken can verdiler. Öyleyse onlar hepimizin en yakınlarıdır. Evlattan, babadan, anadan da yakın. Ben derim ki gelin şehitlikleri de ziyaretçi ile dolduralım. Öyle mezar taşını öperek, mezar taşındaki resimlerine el sürerek değil. Onların ruhunu şad edecek dualarla şehitlikleri bayram yerine çevirelim. Hatta bunu bayramdan bayrama değil, artık sene içinde de daha sık yapalım. Yapmalıyız. Türk milletinin milyonlarca şehidi dünyanın her tarafına serpilmişlerdir. Yemen çöllerinden Baltık denizine, Galiçya'ya kadar her tarafta toprağı ellesek şüheda fışkırır. Birinci Dünya Harbi ve İstiklal Harbinde milyonlarca gencimiz köyünden ocağından binlerce kilometre uzakta vatanı inançları uğruna şehit düştüler. Bazen toplu bazen de tek tek uzaklarda toprağa verildiler. Onları acaba kimler ziyaret ediyor. Bakıyorum mail kutuma tur firmalarının her gün onlarca maili düşüyor. Tur yerlerinden bir tane de Ürdün'deki Salt şehitliğini ziyaret yok. Yemen yok. Galiçya yok Kût-ül Ammare yok. Haydi buyurun, bu bayramda yurt içi ve yurt dışı şehitliklerimize gidelim. Anlatırlar. Birinci Dünya Harbinde Almanlara yardım için Galiçya'ya bir birlik gönderilir. Asker için konaklayacak kışlalar yok. Polonyalıların evlerinde askerlerimiz pansiyon olarak misafir edilir. Bu evlerden birinde kalan askerimiz evde herkesle konuşur, ama evin yetişkin kızı ile tek kelime etmez. Kız buna çok üzülür. Babası komutana gider. Kızım çok üzülüyor. Asker her halde kızıma küs. Lütfen söyleyin kızımın kusuru neyse söylesin. O özür dilemeye hazır der. Komutan Polonyalıya namahrem meselesini çok zor anlatır. Galiçya'da ölen askerlerimizin şehit olup olmadığı konusunda, zamanın Şeyhülislamından fetva istirham edilir. Cevap: "Osmanlı askerinin alnını secdeye koyduğu her yer vatanıdır. Dolayısıyla şehittirler" Tekrar bayramınızı tebrik ederim. Daha nicelerine inşallah.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.