Yarın nasip olursa Kurban Bayramını idrak edeceğiz. Tabii ki ömrü olanlara. Her sene Kurban Bayramına en az bir ay kala, yazılı ve görsel denilen medya organlarında, haberlerin başköşesine, kurban haberleri kurulur. Yaşayanlarının büyük bir kısmı Müslüman olan ülkemizde, böyle olması normaldir. Ancak haberlerde kurban konusu hep menfi anlatılıyor. Mesela; kurbanlıklar nakil esnasında kaçıyor. İstanbul'da 10 milyon kurbanlık kesiliyorsa kaçan kurbanlık sayısı milyonda 50 değildir. Ama haberlerin yarısını karikatürce kaçışlar işgal eder... Aylardır et fiyatları ile hükumet mücadele ediyor. Bazı fasoncu ve toptancıların direnmesi ile bir türlü fiyat düşürülemiyor. Bu sefer de kurbanlıklar ateş bahası, ne lüzum var kesmeye kampanyası başlıyor. Müftülere, Prof.'lara koşup beyanat alınıyor. Al sana bir kargaşa daha!.. Kurban kesiminde, kaçak kesim yapanlar sanki cinayet işlemişcesine teşhir ve aşağılanmaya başlanıyor. Kesim esnasında elini kesenler olabiliyor. Hadi o da İstanbul'da milyonda 50 kişi olsun yani ikiyüz binde bir. Yani sözün kısası kurban işi ile uzaktan yakından ilgilenen herkesin yaptığına, olumsuz bir kulp takma telaşı görüyorum... Beyler Allah aşkına sizin derdiniz ne! Güney Amerika devletlerindeki karnavallarda her türlü rezalet diz boyu, her sene 200 civarında insan ölüyor. Ona tarihten gelen kültür diyoruz. Boğalar insanları sokaklarda kovalayıp önüne geleni eziyor. O da kültür. Almanya faşinglerinde bu sütunlarda anlatılmaz şeyler yaşanıyor. Tünelde boğulanlar cabası. Eh olur böyle şeyler. Kurbana sıra gelince alaya al. Kurban inanların dinî bir görevidir. Lütfen gerekli saygıyı gösteriniz. İnananı da inanmayanı da rencide etmeye kimsenin demokrasiye dayalı en ufak bir hakkı yoktur... Bütün okuyucularımın, dinleyicilerimin ve seyircilerimin Kurban Bayramını candan tebrik ile daha nicelerine huzur ve saadetle kavuşmalarını niyaz ederim...