Bu sene Kurban Bayramını da çok şükür salimen idrak ettik. Bir bayrama salimen erebilmek herkese her zaman nasip olmaya bilir. Şu anda yazmakta olduğum bayram yazımın yayınlanmasını görmek bakalım nasip olacak mı. Haydi oldu diyelim, ya bundan sonrakilere kimler ulaşabilecek. Yani dünya hayatımız binlerce bilinmeyenlerle dolu. Öyleyse birbirimizin gözünü oymaya kalkmak, hayatını karartmak niye? Cenab-ı Hak bütün okurlarımı, dinleyici ve seyircilerimi daha nice bayramlara; ailelerinde huzur ve saadetle kavuştursun. Bayramı bir fırsat bilerek aramızdaki kırgınlık ve dargınlıkları bitirmenin çarelerini bulabilelim. Bir milletin barış ve huzur içinde bayram kutlamasının ne demek olduğunu unutmuş, diğer Müslüman kardeşlerimin de ülkelerine huzur ve kardeşlikler dolsun. Dua ediyoruz ki bütün insanlık bu huzur ve saadete kavuşsun. Bu sene kurbanlık fiyatları gündemi hep meşgul etti. Belli ki bu sene memleketimizde hayvancılık sektöründe büyük sıkıntılar baş göstermiştir. Sanayi toplumuna geçerken tarıma hürmetsizlik etmemek lazım. Bir memleket ne kadar sanayi ve teknolojide ilerlerse ilerlesin, mutlaka ve kesinlikle ziraata, besiciliğe muhtaçtır. Yurt dışından ithale kesinlikle bel bağlamamalı. Bir ata sözümüz vardır: Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez... Hele Türkiye gibi toprağı, yağış rejimi ve mevsimleri ziraata uygun bir coğrafyada yaşarken, üretimin ihmali intihar etmeye benzer. GDO'lu ürünlere öcü gibi baktığımız şu günlerde, organik ürün yetiştirmek için tam bir seferberlik ilan etmeliyiz. Sayın tarım bakanımızın da bayramını tebrik ederken, bayram sonunda Türk hayvancılığı için radikal bazı tedbirlerin alındığı müjdesini de kendilerinden beklemekteyim.