Türkiye toprakları, iklimi tarıma çok elverişlidir. Ülke coğrafyasında dört mevsimi bir arada yaşayan yabancılar, hayranlıklarını söylemeye mecbur kalıyorlar. Elbette ki sanayi ülkesi olmak, bir devlet için büyük avantajdır. Ancak sanayi ülkesi insanının da tarım ürünlerine ihtiyacı vardır. Aç yaşamak mümkün olmadığına göre, dünya durdukça bu böyledir. Bundan yirmi sene önce ülkemiz, ürettikleri mahsullerle kendi kendine yeten sayılı ülkelerden biri idi. İran'a TIR'larla et ihraç ederdik. Irak ve Suriye'ye yasal yollardan ve hatta kaçak olarak çok miktarda küçük baş hayvan geçerdi. Şimdi kaçakçılık trafiğinin tersine işlediği söylenti şeklinde de olsa kulaklarımızı yırtmaktadır. GÜRCİSTAN, İran ve Irak malları Türk piyasasında ne ararlar. Ne oldu da ülke bu hale getirildi? Türk hayvancılığına, son yirmi senenin iktidarları tek gözleri ile bile bakmadılar. Besiciyi kendi hallerine, et fasoncularının insafına bıraktılar. Besicilik girdileri son günlerde, enflasyon oranının çok üstüne çıktı. Kaçak yollardan hayvan girişleriyle mücadele edemez duruma düşürülen Türk besiciliği şimdi ne yapsın. Birçok ümitleri, beklentileri kısa sürede, hayalden gerçeğe çevirmekte olan yeni hükümetten, bu soruna acilen eğilmesini bekliyoruz. Her sene kurban bayramına iki ay kala, bir DELİ DANA dedikodusu medyayı işgale başlıyor. Bu sene de, ABD'de deli dana hastalığı görüldü haberleri gelmeye başladı. Türkiye'de deli dana salgını olmasını beklemiyorum. Zira Türk besicisi hileli besicilik yapmaz. Önce İngiltere, sonra bazı Avrupa ülkeleri, şimdi de Amerika'da deli dana hastalığı görüldü. Bu hastalık Kan ürünlerini yem olarak kullanan ülkelerde daha çok görülmektedir. Eti ucuza mal edip; kendi kârlarını yükseltmek isteyen Batı besicileri, hileli besiye saptılar. Teknolojiyi kötü amaçlarla kullanan Batılılar mı bize medeniyette öncü, yol gösterici olacaklar? Bugünün Batısı, değil insanları, hayvanları dahi çıkarları uğruna tehlikeye atmaktan çekinmiyorlar. Ülkelerinde organ mafyaları kol geziyor. Dünya hayvan sağlık teşkilatları bu konuya hemen el atmalıdır. Hayvan ve insan genleri ile oynayan, bu sağlık düşmanlarına dur demelidir. Bundan dört sene önce, "Türk besiciliği alarm veriyor. Yarın çok geç olacaktır" şeklinde yazdığım yazılar, bugün haklılığımı ortaya koymuştur. ABD Başkanı sayın Bush deli dana söylentilerinden korkmadığını ve halen et yemeye devam ettiğini, Beyaz Saray sözcüsüne resmen açıklattı. Bu salgının Amerika'da yeni olmadığını düşünüyorum. Geçen sene mart ayında ABD Irak'a savaş başlattığında, başta başkan olmak üzere savunma bakanı, yardımcısı ve diğer ŞAHİNLERİN, deli dana eti yediklerini anlamıştık.