Darendeli iş adamlarının başarısı

A -
A +

Hep duyardım Darendeli iş adamları başarılı, iş bitirici kimselerdir diye. Ancak tüccar olmadığım için, herhangi bir alışverişim de olmamıştı. 27 Haziran günü Darende'deydim. Orada faaliyette bulunan vakfın, 'Darende Somuncu Baba ve Hulusi Efendi Kültür Etkinlikleri' kutlamalarında bulundum. Türkiye'nin birçok yerinden gelen insanlar gördüm. Birçok milletvekili ve belediye başkanları da katılmışlardı. Gerçekten halkın genç-yaşlı, kadın-erkek, kaynaştıkları bir kutlama idi.. Program da zengin idi. Osman Hulusi Efendi Vakfı'nın gayretli Müdürü İsmail Palakoğlu, her tarafa yetişmeye çalışarak, gelen misafirleri ile tek tek ilgileniyordu. Bir fırsatını bulup, bu çalışmalar için maddi kaynaklarını merak edip sordum. 'Efendim bizim maddi kaynağımız, Darende'deki ve Darende dışındaki hayırsever iş adamı hemşehrilerimizdir' dedi. Güzel ilçede, nereye baksanız birçok okul, hastane ve sosyal tesislerin, bu vakıf eliyle yapılıp; devlete sunulduğu anlatıldı. İlgililerini kutluyorum. Osmanlı devletinde vakıflar bir sosyal denge unsursu idi. Vakfı kuran bir kere 'Desinler' niyetiyle kurmazdı. Hep vermek için kurarlardı. Almak ve istifade için vakıf kurulmaz ve böyle düşünülmezdi. Son senelerde yazılan, bastırılan birçok tarih kitabında harem ve sultanlar ile ilgili ve olumsuz düşüncelere yol açacak, yalan bilgilere rastlıyoruz. Gönül isterdi ki, Osmanlı tarihinde vakıf yapan hanımlar da yazılsın, anlatılabilsin. Sade hanedana mensup olanlar değil, varlıklı binlerce hanımın kurdukları sosyal vakıflar, ülkenin her yerine yayılmıştır. O vakıfların %70'den fazlası hanımlara aittir. O vakıflardır ki, Osmanlı devletinde birçok muhtemel sosyal patlamayı önlemiştir. Devletimiz vakıflar konusunda, bazı uygunsuz uygulamaları önlemek ve fırsatçılara FIRSAT vermemek için sıkı kontrollerle konuyu takip etmektedir. Bugün de vakıfların etkisi yabana atılamaz. Birçok yasal sosyal güvenlik kurumumuz dahi, yanlış uygulama ve hileler yüzünden ödeme güçlüklerine düşmektedir. Bilmem kaç milyon adet, hak etmeyenlerin aldığı yeşil kartlar, bunun en canlı delilidir. Sade ülkemizde değil, mesela Fransa ve Almanya sosyal güvenlik kuruluşlarının, eğer bu hızla giderse, sekiz sene sonra, büyük ödeme güçlüklerine düşeceğini, hatırlı finans kuruluşları raporlarına almışlardır. Yani sözün özü, menfaat düşkünlerine fırsat vermeden samimi vakıfların yayılmasını teşvik etmeliyiz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.