23 Ağustos 1921 Sakarya Meydan Muharebesinin başladığı gün. Bugün onu yazmalıydım. Ama bugün İngiltere'deki halk ayaklanmasını yazmayı çok istedim... 6 ağustos 2011 günü İngiltede resmen bir halk ayaklanması, kundaklama, yağmacılık yani kaos başladı. Çok büyük mal ve bazı can kayıpları yaşandı. Olaylar basın yoluyla unutturulmaya çalışıldı. Yüz senedir demokrasinin beşiği diye bize anlatılan İngiltere, Demokraside iflas bayrağını çekti. Halk can ve malını korumak için, kendi başının çaresine resmen baktı. Devletin polisi ise tam bir acz içinde. Sokakta devlet yoktu. Bir zamanlar Türk üst düzey devlet yetkilerinin İngiltere'ye resmi ziyaretlerinde, devlet adamlarımızı hava alanlarında saatlerce bekletip; Dezenfekte eden İngiltere, şimdi sokaklarını dezenfekte edemiyor. İşte İngiliz demokrasisi. Sistemleri gençleri canavarlaştırdı. Alkol, uyuşturucu ve bohem yaşantısının verdiği meyve, sokak isyanları oldu. Afiyetle yiyin yarasın! Çok değil 30 sene öncesi İngiliz dışişleri bakanı, Türk yetkiliye; Türkiye üzerinden İngiltere'ye uyuşturucu sevkini engelleme ricasında bulunur. Türk yetkili "Sayın bakan, Türk gençleri uyuşturucu kullanmazlar, ama sizin gençleriniz ise batakta" dediğinde, İngiliz bakan "Doğru. Bizde uyuşturucu kullanımı 11 yaşın altına kadar düştü" itirafında bulunur... Şimdi belki de, birçok bebek anne karnında bu bağımlılıkla tanışıyor. Uyuşturucu ise insanın beyninde büyük tahribat yaparak onu bir canavar halinde getirir. İnsana mahsus bütün fazilet ve özellikler de biter... İngiltere sokak olaylarını yabancılara fatura etmeye hiç kalkmasın. Halen İngiliz Futbol milli takımının en az 9 kişisi yabancı kökenli. Bütün hizmet sınıflarında çalışanlar yabancı kökenli. Yabancılar olmasa bebeklerine bakacak dadı, belediye otobüslerine şoför, tarımda, fabrikada çalışacak işçi bulamazlar. Sömürgeler de bitti. Eskisi gibi köle de getiremezler. Yabancılar olmasa İngiltere kontağı kapatır. Şimdi gelin onlara İngiltere'ye soralım: 1914- 1918 Dünya Harbinde, sizinle meselesi olmayan Türklerin toprağında ne arıyordunuz? Bu yolda beş milyon şehit verdik. Şimdi de Londra'daki halk ayaklanmasında İngilizleri ve mallarını Türkler koruyor. Raslantıya bakın! Hani bir özür de mi yok. Yok tabii. İngiliz gururunun sözlüğünde özür kelimesi geçmez. Öyleyse demokrasi beşiğinde, dinozor belemeye, büyütmeye devam...