Dinler arası diyalog mu?

A -
A +

25 Nisan 2002 tarihinde Diyanet İşleri Başkanımız sayın Mehmet Nuri Yılmaz Vatikan'a giderek Papanın önünde bir Dinlerarası Diyalog belgesi imzaladı. Bunu Sayın Başkanın kendi beyanlarından öğreniyoruz. İmzalanan belgenin tam metnini bilmiyoruz. Yanılmıyorsam bir veya iki gazete, dört madde başlığı halinde özetini kısaca verdi. Diyanet işleri başkanı bir gazeteye verdiği beyanatta: "Haçlı dönemi kapandı. Haçlı seferleri ile kopan diyalog yeniden inşa edildi. Vatikan'la yapılan anlaşma ile bunu YENİDEN İNŞA ettik. Müslüman ve Hıristiyan din adamları, halklarımızın barışı, huzuru, mutluluğu için iş birliği yapacak. İslamiyete en yakın din Hristiyanlıktır. Kur'an ehli kitapla iyi münasebetler içinde olmayı emretmiştir." Anlaşmanın Maddeleri: -Dinlerin doğru anlaşılmasını teşvik, yanlış anlayışları ortadan kaldırmak -Din, inanç ve vicdan hürriyetini desteklemek -Diğer dinler hakkında malumat sağlayıcı; EĞİTİM PROGRAMLARI geliştirmek teşvik etmek. -Dinler arası diyaloğun her çeşidini ve özellikle Din eğitim ve öğretimiyle ilgili akademik kurumlar arasında bağlantılar kurulmasını teşvik. Kafama birçok soru takıldı. Kamuoyunun sesi olması gereken Türk basınının, bir temsilcisi olarak; fikir cimnastiği yapıyorum. Bir zamanlar, Tapu müdürü ile bir tutulan Diyanet İşleri Başkanımız, birden bire; uluslararası ilişkilerde, hem de Türkiye adına olmanın yanında İslamiyeti temsilen, Vatikan ile karşılıklı oturup anlaşma imzalıyor. Laiklik için büyük uğraşılar verilen bu dönemde doğrusu yadırgadım. Papanın milletlerarası herhangi bir resmi yetki ve sıfatı yok biliyorum. Bu konuda bütün dünya devlet ve milletlerinin tek temsilcisi Birleşmiş milletlerdir. Onun bir kolu UNESCO'nun, dinlerle ilgili komiteleri vardır. Papanın kendi dindaşları üzerinde gittikçe azalan gücünü, Türkiye mi takviye etmek istiyor. Avrupa'da kiliseye giden oranı % 5'e düşmüştür. Rahipler kendi cemaatlerini ahlaksızca tacizlerden yargılanmamak için yüz milyonlarca dolar kilise parasını, müştekilere sus payı olarak vermektedir. Papa ahlaksız rahipleri Vatikan'da haşlarken, yan salonlarda diyalog imzaları!. Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, Laik ve Atatürk ilkelerine bağlı bir devlettir. Papalık ise 400 dönümlük bir toprak parçası üzerinde, sembolik ve teokratik bir devlettir. Onunla bir masaya oturup,Türkiye'nin temsilcisinin imza vermesi çelişkidir. Yapılan anlaşmaların gizli maddeleri kamuoyuna açıklanmalıdır. 70 milyonluk Türkiye, bin kişilik Papalığa ne gibi güvenceler vermiştir? Son bin senedir, Türk ve Müslümanlar üzerine tertiplenen bütün Haçlı seferlerini, Papalar tertipledi. Papa bu yüz karasından nedamet duyuyorsa, gidip böyle bir belgeyi Birleşmiş Milletler genel kurulunda imzalamalıydı. Türkiye iki sene önce iyi niyetini göstererek; Papa Roncalli'nin ölüm yıldönümünde, Cemal Reşit Rey salonlarında anma toplantıları düzenledi. Hem de ramazan ve cumaya rast gelen bir günde. Törenlere bir sayın bakanımız da hükümeti temsilen katıldı. Hatta Şişli Belediyesi bu Papanın adını bir sokağına verdi. İsim verme töreninde de sayın bakanımız hazır bulundu. Papalar, Hıristiyan Krallarını, Müslüman katliamına canla başla teşvik ederken, Osmanlı Şeyhülislamları, Padişahların önüne geçerek, Balkanlardaki milyonlarca gayri müslimin kendi inançlarını yaşamaları için fetvalar vermişlerdir. Meşhur tarih yazarı Joseph Von Hammer, Osmanlı tarihi kitabında; "Türklerin Avrupa'da hızla ilerlemelerinin tek sebebi; Padişahların, Balkanlıyı zorla Müslüman yapma gayretlerine, Türk bilim adamları engel oldular" diyor. Türkiye diyaloğa imza atma yerine, Papanın Türklerden özür dileme töreninde bulunsa çok iyi olurdu.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.