Son günlerde tabiri caizse Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendik. Bütün dış ve iç meselelerimiz, sanki buz dolabı dondurucusunda. Genelkurmay Başkanı Orgeneral sayın Yaşar Büyükanıt son basın toplantısında, Kuzey Irak'a Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyon düzenlemesinin gereğini açıkça ilan etti. Kuzey Irak'taki Barzani ise, aklı sıra Türkiye'yi uyarıyor. Irak başbakanı da, Barzani'ye destek çıkarak; "Ülkemin iç işlerine karışanların elini kırarız" diye hezeyan krizleri geçiriyor. Bu ve benzeri gelişmeler bana göre, Türkiye'nin hayati meseleleridir. Kuzey Irak'ta üstlenen bölücü örgütün faaliyetlerini, engelleme ve onları bitirme sözü veren Irak başbakanı, hesabını her halde yapamıyor ve pek unutkan oldu. Dört senedir ülkesinin iç işlerine karışmayan tek ülke, sınır komşusu Türkiye'dir. Onlar iç işlerine karışan hangi eli kırdılar, kırabildiler? Bırakın kırmayı, onlar o elleri öpüyorlar. Ülkelerine demokrasi getirmek için müdahele edenler, ülkeyi dini ve etnik açıdan üçe böldüler. Bunu Iraklılar neden görmezler. Irak'la ilgili her ajans haberinde olaylar, Kürt bölgesi, Sünni bölgesi ve Şii bölgesi diye boşuna sınıflandırılarak verilmiyor. Irak koalisyon güçlerinin, Irak'a müdahele ettiği ilk günlerde, ülkede Iraklıların yaptığı bütün toplu yürüyüş ve gösterilerde, Şii ve Sünniler "Şii -Sünni kardeştir" sloganlarını kullanıyorlardı. Şimdi ne oldu da; her gün en az yüz Iraklı parçalanarak ölüyor. Irak'ı böldüler. Irak başbakanı o elleri kırsa ya!. 22 Nisan 2007'de ABD temsilciler meclisi komisyonlarında, Türkiye ile ilgili üç konu oylanacak 1-Ermeni sözde soykırımı 2- Hrant Dink'in Türkiye'de öldürülmesi 3- 301'inci maddenin kaldırılması. Bu olayları Türkiye dışında bir devlet aklına eser tartışır, tartışabilir. Ya da çıkarları o yöndedir. Olabilir. Peki bize ne oldu ki, bu üç önemli konuda, hiçbir etkinlik içinde değiliz. Varsa yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimi gerisi dünya yanmış neyime diyemeyiz. Ermeni Sözde soykırımı için, neden bir Üniversitemiz veya onlarcası, paneller düzenlemiyor. YÖK bu konuyu göz ardı ediyor. Kuzey Irak için, neden Genelkurmayın endişelerini destekleyecek kararlar almıyor. Neden sivil toplum kuruluş ve örgütleri, ticaret ve sanayi odaları ve diğer kuruluşlar, Sayın Büyükanıt'ın açıklamalarının yanında yer almıyorlar. Almamalarına doğrusu şaştım. Siyasi her konuda az çok bir şeyler için nutuk verenler iş Barzani'ye gelince neden sessiz kalıyorlar. Türkiye bu gün; yakın komşuları Rusya, İran ve hatta uzaktaki Hindistan ve Çin'le bir çok konularda iyi ilişkiler kurup sürdürmeye çalışıyor. Bizim ekmeğimiz Avrupa'nın köhnemiş politikalarından gelmiyor. Ama onların çıkarları, gelirleri bizim sırtımızdan sağlanıyor. Türkiye'deki bütün basın yayın ve sair toplum kuruluşlarının; Ermeni davası, Kuzey Irak pürüzü, Kıbrıs davası gibi hayati konularda bir silkinişe geçmeleri Milli görevleridir.