Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi, ancak ahmak hatta, Türk milletine ihanet etmek isteyenlerin yapacağı bir iştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümeti, Batı dünyası karşısında müşkül durumlar yaşamaya zorlanmıştır. Boşa dememişler ahmak dosttansa, akıllı düşmanı yeğlerim diye. Hükümet Ermenistan'dan cenaze törenine katılacakları, her şeyi ile ağırlamak üzere Türkiye'ye davet etti. Ve batıdan diasporadan da gelecekleri davet ettiğini duydum. Herhalde resmen diasporadan gelen olmadı. Ancak diaspora denilen, ne olduğu belirsiz ve hiçbir resmi sıfatı olmayan nesnenin mensuplarının davetini; hiçbir zaman anlayamadım. Türkiye'nin düşmanları Ermeni soykırımı iftiralarını sağlama almak, daha sonraları da pazarlık masasına getirebilmek için düzmece gölge kabineler kuruyorlar. Biz devletiz. Gölge soykırım kabinesini davet edemeyiz. Hrant Dink'in cenaze törenine gelen Ermenistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Arman Kirakosyan, 24 Ocak 2007'de, "Ermenistan'ın şartsız olarak Türkiye ile masaya oturmaya hazır olduğunu" söyledi. Bu sözden zannediliyor ki, şimdiye kadar siyasi ilişkilerin sağlıklı olmamasında, Ermenistan Türkiye'ye hep şartlar dayatıyordu ve onun için ilişkiler kesikti. Hayır hiç de öyle değil. Bunca senedir, şartları dayatan hep Türkiye'dir. Zira Ermenistan milletlerarası anlaşmaları çiğnemekte, Türkiye de onu çizgiye davet etmekte. Ermenistan konusu ile ilgili ve yürürlükte olan iki önemli anlaşma var. Bunlardan biri, 16 Mart 1921 Türkiye-Rusya arasındaki Moskova Anlaşması. Diğeri 13 Ekim 1921 Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasında imzalanan Kars Dostluk Anlaşması. Bu anlaşmalara göre özet olarak; Türkiye-Ermenistan arasındaki Azerbaycan'ın Nahçevan Özerk Bölgesi ile yine Azerbaycan'ın içindeki Karabağ bölgesi. Ve bunların garantörlerinden biri de Türkiye. Ermenistan Sovyetler'in yıkılışı ile, Karabağ Özerk Bölgesini, Ermeni yurdu sayıp Azerbaycan'dan istedi. O da tabii olarak, tarihî Türk yurdu bu toprakları vermedi. Ermenistan ise Özerk Nahçevan'ın Azerbaycan'la irtibatını kestiği gibi, Karabağ'ı da zalimce işgal etti. Binlerce Azerbaycanlı Türkü mülteci durumuna düşürdü Yukarıda yazdığım anlaşmaların maddelerinde çok net kararlar varken, Ermenistan açıkca bu maddeleri çiğnemiştir. Halen de çiğnemektedir. Türkiye her iki 1921 tarihli anlaşmalara uyulmasını istiyor. Ermenistan ise ısrarla bu maddeleri çiğniyor. Türkiye Ermenistan'la masaya oturmak için elbette şart koşuyor. Şimdi Ermenistan'ın şartsız masaya oturma teklifinin nasıl sinsice yapıldığı herhalde anlaşılmıştır. Üstelik gazeteci Hrant Dink suikastının ardında, çok çok gerilerde, sisler arasında; bir Ermenistan plan ve organizasyonun yattığı ihtimalini söylersem, herhalde fazla hayalci olmam!..