Ertuğrul Fırkateyninin Japon Denizindeki kazada batışı, basınımızda üstünkörü yazılır çizilir. İşin aslına pek de inilmez. Bu savaş gemisi neden Japonya'ya gitti, neden battı? Kültür ve Turizm Bakanlığı veya esasen Genelkurmay başkanlığımızın koordinatörlüğünde, herhangi bir üniversitemizce bir panel düzenlenebilir... 1887'de Japon İmparatoru, amcasını bir harp gemisiyle İstanbul'a resmi ziyaret için gönderir. Bu dostluk ziyaretine aynıyla karşılık vermek, milletimiz için onur meselesidir. Ve ziyaret hemen yapılmalıdır. Zamanın padişahı harp gemisine karşı bir Türk harp gemisiyle iadeyi ziyareti yaptıracaktır. Türk donanmasında ise, teknik personel çoğunluk İngiliz olmak üzere yabancıdır. Abdülaziz zamanında bazı İngiliz çarkçıların, padişahın Sultaniye gemisine bile sabotajları bilinmektedir. Konu göz önüne alınarak, komutanından dümencisine kadar Türk personelden bir gemi hazırlanır. Ertuğrul Fırkateyni hem yelkenli hem de motorludur. O sene yeni mezun olan bahriyeli subayların hepsi, gemi komutanı Yarbay Ali Bey ve Albay Osman Beyin komutasındaki kafileye dahil edilir. 15 Temmuz 1888'de, Gemi Japonya'ya hareket eder. Birçok fırtına ve zorluklardan sonra 28 Haziran 1889'da Yokahama limanına ulaşır. Komutan Albay Osman, yolda padişah tarafından paşalığa yükseltilir. Japonya'da fevkalade hüsnü kabul görülür. Esnaf hiçbir Türk askerinden alışverişlerinde para almaz. Gelirken uğranan limanlardan su ve gıda maddeleri alınır. Maalesef bunlardan Kolera da bulaşmıştır. Japonya'da iken birçok askerimiz bu hastalıktan ölür. Türkiyeyi temsil görevini hakkıyla yapan Osman Paşa, hastalığın verdiği tedirginlikle, bir an önce yurda dönebilmek için komutanlıktan izin alır. Ve dönüş başlar. 17 Eylül 1889'da dönüş seferinin üçüncü gününde, denizlerdeki fırtına tehlikeli hâl alır. Fırtına gemiyi hızla hızla sürükler ve Kaşimozaki yakınındaki kayalıklara bindirir. 1090 kişilik personelden 587'si şehit olur. Diğerleri Japon köylülerce kurtarılır. Japonlar Türk askerine her türlü yardımı yapar. Hastanelerde tedavileri biten askerlerimizi, iki Japon askeri gemisi yurdumuzu getirir. Şehitlerin anısına da, Kaşimozaki feneri yakına bir anıt dikilir. Japonların askerimize yardımı her türlü övgünün üstündedir. Türk milleti bu yardımları sebebiyle Japonlara minnettardır. Kanaatimce o resmi ziyaret yapılmalıydı. Devletin temsil görevleri tıpkı bir savaş gibi gecikmeyi kabul etmez. Ertuğrul da donanmanın en güçlüsü. Şehitlerimizi rahmetle anıyorum...