4 Haziran 2004 Cuma günü Erzincan Valimiz Sayın Refik Aslan Öztürk'ün bir kalp rahatsızlığı geçirdiğini ve halen Erzurum'daki Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde tedaviye alındığını, İHA'nın haberi olarak TGRT'nin ana haberlerinde gördüm, dinledim. Kendilerine geçmiş olsun ve acil şifa dileklerimi bildiririm. Sayın vali beyi on seneden fazla zamandır icraatları ile tanırım. Geriden geriye hayranlık duyarım. Belki hayalimdeki bir idare tarzı olduğundan, belki görev esnasında halkı ile kaynaşabildiği için hep ilgi ile izlemişimdir. Senesini bilmiyorum ama sayın valinin Söğüt Kaymakamlığı sırasında, küçücük bir ilçenin, kısa zamanda büyük ilçeler sınıfına çıkarılmasını,Türk'ün aşiretten devlete geçmesinin beşiği olan Söğüt'te, Söğüt Şenliklerinin tertiplenmesinin başlatıcısı olmasını, bilmem kaç kişimiz bilir. Bu şenliklere Cumhurbaşkanlarımızın, başbakanlar, bakanlar ve üst düzey devlet adamlarımızın katılımları için, girişimleri takdire şayandır. Zamanında, on bir kültür bakanının maddi manevi desteklerini sağlayarak, bu anmaları uluslararası düzeye layık hale getirmiştir. İnşallah Uluslararası Söğüt Şenliklerini görmeleri ve görmemiz de kısmet olur. Bilecik Valisi iken, Türkiye'nin kalkınmasını; tarihi ve turistik yerlerin kalkınmasında gören, ileri görüşlü bir idareci olarak, şehrin tarihî mekanlarını, geceli gündüzlü çalışmalarla hayata döndürmüştür. Sabahın 07:00'sinde işçi ve ustalardan önce iş yerlerini kontrole gelir, çalışanlara baba şefkatiyle yaklaşır ve hatta onlara yardıma kalkışırdı. Sayın valiyi gören vatandaş, ona bir aile büyüğüne davrandığı gibi candan yanaşır ve tabii ifadelerle derdini anlatırdı. Bilecik'e tarihi mekanların onarımı için, çevre illerden gelen yardımları kılı kırk yararak; israf etmeden yerinde kullandırırdı.. Bilecik il idaresi, onun döneminde birçok büyük ilden daha paralı, zengin hale gelmişti... Valimiz daha sonra Niğde'ye atandı. Orada da Selçuklu ve Osmanlı'dan kalan yüzlerce eseri hayata döndürdü. Vali Bey ödenekleri kuruşuna kadar takiple kullandırdığı için bundan zarar görenler, utanmadan, "cimri"likle suçlamaya kalktılar. Keşke her kademe idarecimiz, böyle "cimri" olabilseler. 2003 Ekiminde bir işim için Erzincan'a gitmiştim. Niğde'den Erzincan'a atanmış olan Vali Beyin, bir açılış töreninde rahatsızlandığını öğrendim. Olaydan birkaç gün geçmişti. Geçmiş olsun diyebilmek için Vilayete gittim. Baktım kapısı herkese açık... O hasta hali ile misafirlerini kapıda karşılayıp, giderken de istirhamlarımıza rağmen merdiven başına kadar uğurlamasından doğrusu çok mahçup olmuştuk. Kendilerine istirahat etmelerini arz ettiğimizde, "şimdi istirahat zamanı değil, onu kabirde yaparız" diyerek de, bizlere manalı bir cevap vermişti... Sayın Refik Aslan Öztürk'ün iyileşmesi için, bütün okurlarımın Vali Beyi duadan unutmamalarını istirham ederim.