Genelkurmay'ın işaretlerini anlayabilmek!

A -
A +

8 Ocak 2003 tarihinde, Ankara Gazi Ordu Evi'nde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Hilmi Özkök'ün verdiği, basın kokteyline davetli idim. Gittim ve verilen bilgileri dikkatle dinledim. Ertesi gün, birçok gazetede çıkan haberleri de dikkatle okudum. Kendi kulaklarımla duyduğum ile yazılanlar arasında ustaca saptırmaları üzülerek gördüm. Sayın Özkök özetle şunları söyledi: "Yeni yılda, basın-ordu ilişkilerini iyi bir zemine oturtmak istiyoruz. Müşterek bir paydada buluşmalıyız. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak herkese eşit mesafedeyiz. İsteyerek bizden uzak mesafeye gidenleri de, tutumlarını değiştirdikleri zaman aramızda görmekten memnun oluruz. Milletimizin en güvendiği iki müessese; teşkilat olarak ordu ve habercilikte basındır. Ancak haberlerde mesnetsiz yorumlar, milli menfaatlere zarar veriyor. Maalesef basında sivil generaller var. Basın, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni; her gün her yaptığı iş için, basın sözcüleri ile basına açıklamaya zorunlu sayılıyor. Biz gerektiğinde milletimize açıklama yapmayı görev biliriz. Görüş ve önerilere kıymet veririz. Laik, demokratik, dini inançlara saygılı ve üniter devlet yapısı bizim ana hedefimizdir. Osmanlı Silahlı Kuvvetleri, Balkan Harbi'nde siyasete karıştı ve bunun sonu Türk milleti için acı bir hezimet oldu. Bugünkü Türk Silahlı Kuvvetleri, bunun bilincindedir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en önemli meseleleri; Avrupa Birliği'ne girişimiz süreci, Kıbrıs meselesi ve Irak'a ABD'nin yapmaya zorladığı harekattır. Bazı basın organlarınca, ordumuz Avrupa Birliği'ne girmeye karşı gibi gösterilmektedir. Bu yanlıştır. Kıbrıs meselesinin çözümüne, ordumuz engel oluyor gibi gösterilmektedir. Bugünkü, Kofi Annan planı ile Türklük, Anadolu yarımadasında hapse mahkum edilmektedir. Akdeniz sahillerinde denize girmemiz bile izne bağlanacaktır. Kıbrıs'ta bulunan askerlerimiz, kışlalarının tel örgüsünden dışarıya, Rum idaresinin izniyle çıkacak hale getiriliyor. YAŞ kararlarına şerh konmasının, siyasette kullanılmasını uygun bulmuyoruz..." Aklımda kalanları özet olarak yukarıda yazdım. Bir basın mensubu olarak bunlardan anladığım; ordunun şikayeti, basının devlet idaresini zorlaştıracak şekilde habercilik yapıp, yorumlara başvurmasındandır. Bunu bazı meslektaşlarımız anlamazdan gelerek, maalesef yine konuyu saptırarak, YAŞ kararlarına konulan şerhi enine boyuna genişletme yarışına girdiler. "Kuzey Irak'a Türk tankları girdi" şeklinde asılsız başlıklar atanları uyaran konuşmayı duymazdan geldiler. Cezayir'de yakalanan Fransız casuslarının asılması haberini, Fransa'nın menfaatleri uğruna, Fransız basınının nasıl es geçtiği misalini dinlediler ama unutuvermişler. Hızla bir savaş ortamına doğru gitmekte olduğumuz şu günlerde, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve devletin işini zorlaştırmaktan kaçınması Türk basını için Anayasal bir görevdir. Toplantıda demokrat ve diplomat görüntüsüyle, Sayın Özkök yüreklerimize su serpmiştir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.