18 Temmuz 2002 günü, hayata gözlerini yuman Metin Toker defnedileli bir ay oldu. Medya ise ilk günkü ayırdığı sayfaları artık ona ayırmaz oldu. Magazinlerle doldurdu. Demek ki dostluklar mezara kadarmış. Metin Toker ismini, harp okulu ikinci sınıf öğrencisi iken 1960 senesinde işitmiştim. O günlerde Endonezya Cumhurbaşkanı Ankara'ya gelmişti. Çankaya'dan Anıtkabir'e kadar, Harbiye talebesi, ana yolun iki tarafına dizilmişti. İlerleyen günlerde de ABD başkanı Ankara'ya geldi. Ona da aynı düzen alındı. Metin Toker o günlerde çıkartmakta olduğu Akis dergisinde zamanın Demokrat Parti iktidarını zehir zemberek eleştiriyordu. Üniversitelerde devam etmekte olan öğrenci olayları ile de Akis Dergisi çok ilgileniyordu. Ben 555K kod tarihini, o dergiden okumuştum. Bunun anlamı beşinci ayın beşinci günü saat beşte Kızılay'da demekti. Gerçekten de bu koda uygun olarak, öğrenciler Kızılay'da toplanıyorlardı. Zamanın başbakanı rahmetli Adnan Menderes, bu hareketli topluluğun arasına dalarak önüne gelen ve yakasını toplamaya kalkışan siyasal bilgiler fakültesi öğrencisine, "bizden ne istiyorsunuz" diye sorduğunda, O öğrenci başbakanın yakasını çekiştirerek "Hürriyet istiyoruz" diye bağırır. Başbakan "Evlat sen bir başbakanın yakasını, Kızılay'da toplayıp bağırıyorsun, daha ne hürriyeti istiyorsun" diye sormuştur. Bu bilgileri ve öğrencilerin Et Balık Kurumu kıyma makinelerinde kıyma yapıldığı haberlerini de Akis'ten okuyorduk. Yani Metin Toker'in idaresindeki Akis dergisi 27 Mayıs darbesinin dillerden düşmeyen tek bilgi kaynağı idi. 2000 senesinin aralık ayında, Kültür Bakanlığınca İstanbul'da düzenlenen, Türk Papa Roncalli'ni anma toplantısı, Cemal Reşit Rey salonlarında yapıldı. Bu anma toplantısında konuşmacılardan biri de Metin Toker'di. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'deki Katolik cemaatin lideri durumundaki Roncalli sonraki yıllarda Papa olmuştur. Metin Toker o günkü konuşmasında: Ben o zamanlar genç bir gazeteci idim. Papa ile mülakat yapmaya can atıyordum. Türkiye'deki bazı etkin kişilerin hakkımdaki referansı ile, Papa Roncalli, resmi ismi 23. Jean mülakat için randevu verdiğinde inanamıyordum. Bir Papa ile, tarihte ilk defa bir Türk gazeteci söyleşi yapacaktı. Papa beni kapıda karşıladı. Hemen yanına, samimi bir şekilde oturttu. Mülakat müddetim 45 dakika idi. Papa beni o kadar sevdi ki, bütün protokol kurallarını alt üst ederek; iki saate yakın görüşmemiz sürdü. Papa Roncalli insanlığa büyük hizmetler etti. Papa olmadan önce Paris'te Papalık temsilcisi olarak bulunduğu sırada Numan Menemencioğlu da Türkiye'nin Paris Büyükelçisi idi. O sırada Macaristan'daki Yahudiler, Filistin'e göçmen olarak gitmek istiyorlar ama, yasal bir geçiş yolu yoktu. Roncalli ile Numan Menemencioğlu el ele vererek; Macaristan'dan Fransa'ya kaçak geçen Yahudileri, Paris'teki bekar hemşire lojmanlarında gizlemek suretiyle, oradan yine gizlice Filistin'e gönderdiler. Böylece bine yakın Yahudi aileyi salimen Filistin'e sevk ettiler. Bir ay önce kaybettiğimiz Metin Toker, sözün burasına gelince hasret gözyaşları dökmeye başladı. Onun ardından konuşan Türkiye Musevi cemaati lideri avukat, hem Papa Roncalli'ye, hem de bu anıyı anlatan Metin Toker'e defalarca teşekkür etti. Metin Toker, gerçekten bir devrin en etkili kalemlerinden biri idi. Bu gücü gazeteciliğinin yanında, İsmet İnönü gibi, yine bir devrin güçlü politikacısının damadı olmaktan alıyordu dersek, fazla yanılmış olmayız.