Huduttaki acılı bayramlaşmalar

A -
A +

Türkiye ile Suriye arasındaki Siyasi ilişkiler, iyi komşuluk münasebetlerine dönüştükçe; çok seviniyorum. Aslında bu iki devletin insanları, Birinci Haçlı seferlerinden öncesine dayanan bir kardeşlikle yoğrulmuştur. Ancak bu kardeşliği ve birlikteliği, kendi çıkarlarına aykırı gören İngilizler, bölgedeki petrol potansiyelini, kendi ekonomilerine kazandırmak için, Orta Doğuda nifak tohumları ekmişlerdir. Bu düşmanlıklar zamanla kan davasına dönüştürülmüştür. İngilizlerin bölücü siyasetidir ki, bugün Orta Doğuda bulunan devletlerin halkları gülmeye hasrettir. Her gün oluk gibi kan akmaktadır. Kazançları silah alımına gitmektedir. Uzun seneler bölücü terör örgütlerini pervasızca besleyen Avrupalı bazı devletler, Türk ekonomisine ağır faturalar kesmişlerdir. İngilizlerin haksız baskısı ile Lozan görüşmeleri sırasında, Türkiye-Suriye hududu yanlış çizilmiştir. Irak hududu da böyledir. İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw da bunu defalarca yazılı olarak itiraf etmiştir. Bu devletlerin, Türkiye ile hep kavga halinde bulunmaları hedeflenmiştir. Türkiye ve Suriye'nin basiretli sivil ve asker idarecilerinin yoğun gayretleri ile, Türkiye-Suriye ilişkileri, Cumhurbaşkanları seviyesine kadar yükselmiştir. Şimdi Suriye hududunda her dini bayramda, kısa süreli de olsa bayramlaşma sevinci yaşanmaktadır. Her iki taraftan binlerce kadın erkek ve çocuk birbirlerini kucaklamaktadır. Bu bayramlaşmalar televizyonlarda gösterilirken; uzun uzun düşündüm ve ben de bayramlaşanlar gibi gözyaşlarıma engel olamadım. Bu insanları gözyaşı dökmeye mahkum edenler, bir gün gelecek daha fazlasına kendileri duçar olacaklardır. Temennimiz Irakta da, benzer bir istikrarın sağlanması ve oradaki kardeşlerin de bayramlarda serbestçe bayramlaşmalarıdır. İngilizlerin bu bölgedeki kurduğu bölücü düzenin dünya tarihçileri tarafından anlaşılabilmesi, İngiliz devlet arşivlerinin açılmasına bağlıdır. Bütün yasal mecburiyetlere rağmen İngilizler, 4 senedir açılma zamanı gelmiş devlet arşivlerini açamamışlardır. Açamazlar zira, 1900 ile 1925 arasındaki yirmi beş senelik zaman diliminde, İngilizlerin, büyük insanlık suçları işleme ihtimalleri vardır. İngiliz devlet arşivleri her şeye rağmen, zaman geçirmeden bilim adamlarının hizmetine açılmalıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.