İngiltere'nin foyası meydana çıktı

A -
A +

Irak için, dünya petrol tröstlerinin planladığı harekât, bana göre başlamıştır. Şimdi yapılanlar ısınma hareketleridir. Türkiye'nin tezkereye birinci defada onay vermemesini milletimiz sevinçle karşıladı. Ancak burnumuzun dibinde ve illa da bizim topraklarımızdan geçerek Irak'a vuracağını alenen söyleyen ABD-İngiliz ittifakına karşılık, Türkiye'nin bu barışsever tutumu, savaşa karşı olduklarını söyleyen Avrupalı devletlerce nasıl karşılık gördü? Kocaman bir HİÇ... Alman içişleri bakanı Ankara'ya geldi ve iki devlet arasında; karşılıklı güvenlik ve iş birliği anlaşması aynı günde imzalandı. Bu anlaşmanın kapsamı nedir? Türkiye nelere razı olmuştur. Almanya neler vaad etmiştir? Bunlar kamuoyunca bilinmiyor. Birinci Dünya Harbi öncesinde de, Almanya ile Osmanlı devleti arasında, Enver Paşa'nın katkıları ile birçok anlaşma imzalandı. Sonunda içine düştüğümüz facialar zinciriyle, koca bir devletin yıkılması ve bir milyondan fazla gencimizin ölümü ile karşılaştık. Almanlarla geçen hafta anlaşma imzalanmasının ertesi günü ise, Türkiye mahkemelerinde devam etmekte olan Adenaur Vakfı'nın casusluk davası da beraatle sonuçlandı. Ne enteresan tesadüf değil mi? Bu beraat, aynı davada bilirkişi olan, rahmetli Necip Hablemitoğlu'nun kısa süre önce bir suikast neticesi öldürülmesi kadar şaşırtıcı. İngiltere'nin Irak harbine karşı HA-VET tavrı sahte bir davranıştır. Yine geçen hafta, İngiltere'de bir üniversitede, öğrencilerle siyasi sohbet sırasında, İngiliz Başbakanı Tony Blair'e bir öğrenci soruyor: "Irak harekâtı sırasında, Kuzey Irak'ta Türklerin, Kürtlere yapacağı mezalimi önleyebilecek misiniz?" İngiliz başbakanından cevap: "Bunu önleyecek güçteyiz ve önleyeceğiz." İngiliz yüksek öğrenim gençliğindeki bu Kuzey Irak sevgisini anlamakta zorlanıyorum. Çünki Kuzey Irak'taki Kürtler ve sair etnik grupların hemen hepsi Müslümandır. İngiliz ise barışmaz bir Müslüman düşmanıdır. İtirazı olanlara Hindistan tarihini okumalarını tavsiye ederim. Ayrıca birinci körfez harekatında, ülkemize sığınan 500.000'e yakın Kuzey Iraklıya, bırakın mezalimi, şefkatle kucak açmıştık. Tony'nin bu kadar bilgisiz olması garip değil mi? Şu anda Kuzey Irak'ta hiçbir silahlı çatışma olmadığı halde, gelecekte müstakbel bir çatışma için bu günden telaşa düşmek, doğrusu İngiliz barışseverliğine pek uyar. Ancak son üç senedir, Filistin'de akan Müslüman kanları için, İngilizler kılını kıpırdatmıyor. Mevcut mezalime kim dur diyecek. Hiç kimse. Savaş istemeyen Almanya, Fransa ve Rusya; bu kadar barışseverler ise, Filistin mezalimi için, ortak bir kınama belgesi yayınlasalar ya. İkinci İntifada da ölenlerin sayısı, resmi belgelere göre 4.000'i geçti. Bir tarafta İntihar saldırısı yapan bir Filistinli, ki bu saldırıda kendi de canını kaybediyor. Öbür tarafta tank, helikopter ve roketlerle, tek taraflı, güpegündüz saldıran, ev yıkan, bebek öldüren İsrail saldırısı.... Hiç kıyaslanabilir m? Savaşa hayır diyen Avrupa devletleri, ambargoya rağmen Irak'a, Saddam'a külliyetli miktarda silah satmışlardır. Yüz karaları ortaya çıkmasın, bir müşterimizi kaybetmeyelim diye arka çıkıyorlar. İngilizlerin de, 1990'da Irak'a sattıkları cehennem toplarından kimse söz etmiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.