Belki birçok okuyucum bu ismi yeni okuyor, duyuyor olacaktır. Zira bu isim yenidir. Sakın bunu bir operasyon ismi zannetmeyiniz. Ben de ilk duyduğumda, bir şeye benzetememiştim. Geçen hafta İstanbul Büyükşehir Kültür A. Ş. Genel Müdürü Sayın Nevzat Bayhan beyi, kitap yayınları ile ilgili ziyarete gitmiştim. Nevzat Bey her hafta salı günleri TRT 2'de tarih programları da yapıyor. Yani televizyonculukta aynı kulvardayız. Görüşüp veda ederken "bizim panorama 1453'ü bir görseniz" dedi. İşim de acele. Kırmak da olmaz. Şöyle bir kapıdan bakarım niyetiyle "olur" dedim... Panorama 1453'ü görünce de, ayrılmayı canım istemedi. Büyükşehir belediye başmanlığı önceki senelerde "miniatürk"ü kurdu, geliştirdi. Panorama ise, her şeyi basıp geçmiş. 34 m çaplı, pencereleri çok az bir bina. Meyve suyu satılan portakal evlerin, dev bir modeli. Yani kubbeli bir mekan. 1453'te Fatih Sultan Mehmet Han 52 günlük muhasaradan sonra İstanbul'u aldı. Panoramanın ana konusu, 52 günlük muhasara. Yaşananları 30 m çaplı kubbenin altına yekpare sığdırmış. Zaten kuleye çıktığınızda bulduğunuz ortam istemeseniz de sizi, sizden alıp götürüyor. Manzaradaki gazilere el uzatıp, "gazanız mübarek olsun" diyesi geliyor insanın. Dünyada bu cesamet ve teknikte bir eşi daha olmayan, bilimsel bir yapı. Henüz açılışı resmen yapılmamış. Sayın Başkan Kadir Topbaş'tan istirhamım bir an önce açılışı yapalım. Böyle eserlere insanımızın çok ihtiyacı var... Müze gezisinin, ücretli olup olmayacağını henüz öğrenemedim. Olsa da çok cüzi bir şey olur. Bugünün modern belediyeciliği işte budur. Bundan çok değil yirmi sene önce, bunu belediyenin yapması, parayı çarçur etmek sayılırdı. Şimdi ise çok yararlı bir hizmet. Olmazsa olmaz! Bu kıymetli esere emeği geçen başta Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş olmak üzere, Kültür İşleri Genel Müdürü Nevzat Bayhan Bey ve bütün ilgilileri tebrik ediyorum...