Kardeş Pakistan'ın acıları yüreğimizde

A -
A +

8 Ekim 2005 Cumartesi sabahı, kardeş ülke Pakistan'ın başkentine fazla uzak olmayan bölgeden, Keşmir'e kadar geniş bir alanda 7.6 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Yazıyı hazırladığım 9 Ekim Pazar günü öğlen saatlerinde, ölü sayısının 30.000'i geçtiği haberlerini alınca donup kaldım. Ölen kardeşlerimize Cenab-ı Haktan rahmet niyaz eder, yaralılara acil şifalar dilerim. Pakistanlı kardeşlerime Allah sabırlar versin. Pakistan kardeşimiz ama, Pakistan'la ilgili bilgilerimiz pek sınırlıdır. Sahi okullarda okutulan tarih-coğrafya gibi anonim (ortak) derslerde, niye Pakistan'a bir ayrıcalık veremeyiz? Niye daha çok okumayız, okutmayız. Pakistanlılar, Timuroğulları zamanından beri Hint Yarımadasında mühim devletler kurup bölgeye medeniyet getirenlerin torunlarıdır. Ta ki 1840'lardan itibaren Gürganiye Türk devletini yıkmayı planlayan emperyalistler, bölgede yaşayan Hindu ve diğer bazı inanışlardaki insanları, bu Gürganiye Türkleri üzerine saldılar. Osmanlı devletinin zayıfladığı bir dönemde, maalesef onlara yardım edemedik. Hint Müslümanları garip ve yaralı idiler. Keşmir bir Türk toprağı olduğu halde, orada zorlamayla başlatılan Müslüman-Hindu çatışması, 150 senedir sürmektedir. İki taraftan da yüz binlerce insan öldü. Bunu körükleyen emperyalistler ise, bu kargaşada bölgenin ekonomik imkanlarını sömürmekle meşgul idi. 1947'de Pakistan adıyla bir bağımsız Türk devleti kuruldu. Zamanla Hindistan-Pakistan savaşları hemen hiç durmadı. Bu arada Doğu Pakistan zorla kopartılarak; Bangladeş isimli bir devlet daha kuruldu. Yani "parçala ve yut" taktiği. Bangladeş ve Pakistan'dan binlerce kardeşimiz hurda gemilerle ve hayvan nakleder gibi batıya ulaşmaya çalışırken yüz binler yollarda telef olmuştur. Sığınmacılar! Bunun sorumluluğu bölgenin ekonomisini sömürenlerdedir. Ekmeği elinden alınanların ümitsiz bir yaşama çırpınışıdır, bu sığınmacı göçleri. Yani bir manada kendi cellatlarına sığınmadır. Ekonomisi zayıf bir Pakistan'da, evlerin son model ve depreme dayanıklı olmasını bekleyebilir miyiz?!. Tabii ki hayır. İşte 7.6 'lık bir deprem için çok kolay bir hedef... Türk hükumeti anında yardım kafilelerini hazırlayıp; Pakistan'a en üst seviyede ihtiyaçları soruldu. Ancak o da ne!Pakistan'a gidecek Türk uçaklarına İran hava sahası kapatılmış! İran kim? O da temelde bir Türk ve Müslüman devleti. Hem de gerek Pakistan'a gerek Türkiye'ye hudut komşusu. Daha düne kadar Bağdat Paktı ve CENTO'da aynı paktın ortakları, mensupları! İran 9 Ekim saat 12:00 civarında lütfedip hava sahasını açmış. Peki cumartesiden beri serum beklerken ve kan kaybından vefat eden depremzedelerin vebali kimde? Son senelerde Türkiye, ABD'nin İran'a karşı sert tutumuna rağmen, İran'la sıcak temaslarına devam etmiştir... Sebep sadece doğal gaz müşteriliği değildir. Böyle temelde insanı ilgilendiren felaketlerde, hiçbir devlet aksi bir hesabın içinde olmamalıydı. Milli Mücadele yıllarında Hint Müslümanları yani Pakistanlılar, bütün yokluklara rağmen ellerinde avuçlarında ne varsa; Türk İstiklal Savaşı için1921'de teneke teneke altın liralar gönderdiler. Şimdi sıra bizde. Milletçe açılacak kampanyalarla, Pakistan'ın yaralarını sarmaya koşmalıyız. İran'ın Bem şehrinde iki sene önce yaşanan deprem için, Türkiye ve hatta gurbetteki Türkler seferber olmuştu.. Şimdi bu mübarek ayda hayır hasenat için bir kapı açıldı. Gayret bizden tevfik Cenab-ı Hak'tandır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.