Bir Kerkük deyişi vardır: Kalamızı aldılar Balamızı çaldılar Daha can çeker iken Salamızı saldılar Ta Abbasiler zamanından beri öz be öz Türk yurdu olan Musul, Kerkük ve Süleymaniye bölgesindeki kardeşlerimizin 200 senelik ağıdı işte böyle. Bu yiğit insanların suçu nedir? Irak toprakları Moğol istilası tehdidi altında iken, Türkler bu toprakları korudular. Koca bir Irak'ta, el ayası kadar yer tutacak şimdiki vatanlarını çok görenleri ayıplıyorum. 1980'li senelerden itibaren binlerce Kerküklü, Saddam zulmünden kaçarak Türkiye'ye sığındı. BM Mülteciler Örgütü, bu insanların yurtlarına dönmeleri için Saddam nezdinde girişimlerde bulunacağı yerde, onlara az bir cep harçlığı vererek, Kanada'ya mülteci olarak gitmeleri için her şeyi yaptılar ve bunu başardılar. Kekük'ü boşalttılar. Yani Kerkük'ün Türk nüfusunu bilerek seyrelttiler, azalttılar. BM'nin hangi büyük devletlerin kontrolünde olduğunu bütün dünya biliyor. Şimdi de seçim, referandum gibi etkinliklerle, bu toprakların Türk toprağı olamayacağını tescile gayret ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün oyunları boşa çıkaracaktır. 30 Ocak günü adresime yollanan mailde yazılanlara bir göz atınız: KERKÜKTE SEÇİM BAŞLADI. IRAKLI KÜRTLER, SÜLEYMANİYE VE ERBİL'DEN KÜRT OLARAK OYLARINI KULLANDIKTAN SONRA; KERKÜK'E GELMEYE BAŞLADILAR. AYNI ZAMANDA KERKÜK SEÇİM BÜROLARI PEŞMERGELER TARAFINDAN YÖNETİLMEKTEDİR VE ULUSLARARASI SEÇİM MERKEZİNDE HİÇ GÖZLEMCİ YOK. Kerkük'ten Mektup: "Yüreğimin derin köşesinden vatan hasretiyle kopup kelimelerde hayat bulan, üzerine birkaç damla gözyaşımı eklediğim mısraları sizlere Kerkük'ten, Türk toprağından yazıyorum. Yüreğinde vatan hasreti, al bayrak gök bayrak sevdası taşıyan, anamın buram buran vatan kokan ninnileriyle gözlerini kapatırken bugün silah zoruyla elimizden alınmaya çalışılan Türk toprağı Kerkük'ün kaygısıyla babamın yüreğine akıttığı gözyaşlarını izleyerek, ata toprağını dili Türkçe, dini İslam, olan bağımsız Türk devletinin şefkatli kollarını uzatacağı, bize sahip çıkacağı günlerin hayallerini kurarak ümitleniyorum. ..... Bu mektubu size niye mi yazıyorum.. Sizler 600 yıl dünyanın üç kıtasına adaleti, hoşgörüyü, din ve vicdan hürriyetini sevgi ve saygıyı refahı ve mutluluğu, yani insanlığı götürmüş Osmanlı'nın torunları değil misiniz? Ey Osmanlı torunları! Tarih ve biz Kerkük halkı sizden dedelerinizin görevini yapmanızı bekliyoruz. Tarih sizden Osmanlı ruhunu yeniden canlandırmanızı bekliyor..." Mektup Anadolu'nun tozlu yolları gibi uzayıp gidiyor...