Makamat-ı Mübareke ve İsrail rampası

A -
A +

Son birkaç haftadır İsrail ilgilileri tarafından, Kudüs'teki Harem-üş şerifte Müslümanlarca Mukaddes olan bir bölgede eskiyen bir rampanın yenilenme çalışmaları yapıldığı söylenmektedir. Kim söylüyor? İsrail. Başbakanı başta olmak üzere İsrail'in resmi yetkilileri. Türkiye'deki İsrail dış temsilciliği de, biz basın mensuplarını günlerdir maillere ekledikleri resim ve görüntülerle durumu izaha ve iknaya çalışıyorlar. Kudüs'te bilindiği gibi sırasıyla gönderilen üç semavi dine ait mukaddes yerler, makamlar var. 1948'de İsrail devleti kurulana kadar, resmen de olsa bu bölgenin idaresi Osmanlı devletinde idi. Filistin Osmanlı toprağı idi. Kudüs ve civarı yani Filistin toprakları; Birinci Haçlı Seferi (1096)'nden öncesi başlayarak Selçuklu devleti, Suriye Atabekleri, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı devleti gibi, halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan hükümran güçlerce idare edildi. Bu devletler Kudüs'teki hiçbir dinin mukaddes yerine, herhangi bir sebeple el atmadı, değiştirmedi. Ancak İsrail devleti kurulduktan sonra, hele son otuz senede, onarım ve sair bahanelerle bilhassa Müslümanlara ait yerlerde hep düzenleme yapma teşebbüsleri hatta fiili icraatları görülüyor. Ve bunun sonucu hep ve halen kanlı olaylar yaşanıyor. Hristiyanlardan bilhassa Katoliklere ve Musevilere ait yerlerde böyle bir tamir ve yenileme kalkışması görülmüyor. Bu tehlikeli bir ayrımcılıktır. Yanlıştır. Sonucunda insanları manen yaralar ve başka sıkıntıları da davet eder. Osmanlı devletinin tarihte yaşadığı bir Osmanlı-Rus yani Kırım Harbi var. 1852'lerde Kudüs Osmanlının idaresinde. Her üç dinin mensupları da hiçbir ayrım olmadan kendi mukaddes yerlerinde tam serbesti ile ibadetlerini yapıyorlar. Yani şimdiki "Kırk yaşından küçüklerin Harem-üş şerife Cuma namazı için sokulmaması" saçmalıkları yoktu. Şimdi de devlet güvenlik tedbirini alır, ama ibadeti yasaklayamaz. Osmanlı devletinin Kudüs'teki tam hürriyet ortamını fırsat bilen Ruslar, Kudüs'teki Ortodoksların hamiliğine soyundular. Kudüs Katoliklerini Fransa himaye ediyor deniliyordu. Rusya da Kudüs Ortodoksları eziliyor diye sahip çıkmaya çalıştı. Osmanlı devleti "burasının idarecisi benim. Kimse bir cemaati sahiplenmeye kalkmasın" dedi. Beyt-ül Lahm'deki bir tarihî ahşap dolabın, Katoliklerce yenilenmeye kalkışılmasını bahane eden Rus Çarı 1. Nikola, Prens Mençikof'u özel elçi olarak, İstanbul'a Osmanlı hükümetini tehdide gönderdi. Neticede Prens İstanbul'dan kovulunca, 4 sene sürecek Kırım Harbi başladı. Bu harpte İngiltere, Fransa İtalya devletleri Osmanlının yanında, Rusya'ya karşı savaştılar. Neticesinde Rusya Karadeniz'deki bütün gemilerini ve tersanelerini ve 200.000'e yakın askerini 100'e yakın generalini kaybetti. Osmanlı devleti ve müttefikleri de 100.000'e yakın askerini kaybetti. İngilizin ve Osmanlı devletinin çöküşü başladı. Sonunda Osmanlı devleti yıkıldı. Şimdilerde İngiltere de suni desteklerle yaşamaya çalışıyor. Yani İsrail devletine tavsiyem; Kudüs'teki Makam-ı mübarekede bu tip onarım, kazı, yenileme çalışmalarını hemen durdurmalıdır. Eğer acil bir iş varsa, ait olduğu dinin mensuplarınca, yine İsrail'in gözetiminde onarım yapılmasına imkân vermelidir ki samimiyetine inanalım. Başka türlü zorlamalar, zaten siyasi dengesi iyice hassaslaşmış olan dünyada her an büyük bir depreme sebep olabilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.