Muhtemel Irak harekâtına ha-evet

A -
A +

Ekonomi başta olmak üzere, bütün hayati meselelerimizi Irak harekâtına bağlamış görünüyoruz. Halli beklenen yüzlerce problem dururken, Devletimizin en üst yöneticileri, ayaklarında demir çarık, ülke ülke dolaşıyorlar. Bunun tek sebebi, muhtemel bir faciayı önlemek. Beri taraftan, Ortadoğuda ziyaret edilen ülkelerin idarecilerini, bir araya getirmek için ortaya konan çırpınmalara, bu ülkelerden gayri resmi ama pek sevimsiz sesler yükseldi. Ortadoğu Hükümet başkanları, Osmanlının tertiplediği toplantıya gelmezlermiş Türkiye bu kadar zor günler geçirdiği bir dönemde, Başbakanını, Osmanlının 450 sene adaletle idare ettiği toplulukların Devlet başkanlarının ayağına gönderiyor. Onlar ise, Osmanlı başkenti diye; İstanbul'daki toplantıya, Dışişleri bakanlarını gönderiyorlar. Toplantının adı da Zirve idi. Osmanlı devleti, bu coğrafyada 450 senedir kimin hangi ekonomik varlığını sömürdü? Kimlere din, kültür ve ırk konularında, hangi asimilasyonu uyguladı. Osmanlı Türkleri asimilasyon uygulasa; bu gün ne Avrupa'daki Balkan devletleri, ne de Ortadoğu'daki 16 devlet ve millet bu gün yaşıyor olabilirdi? Osmanlı devleti, ekonomide en zor günlerini yaşadığı 1900'lü yıllarda, milyonlarca altına mal olan Hicaz demiryolunu inşa ettirdi. Bu demiryolundan çölün kumlarını taşımaya niyeti hiç yoktu. Ortadoğu'da yaşayan insanlara nefes aldırmak istiyordu. Bağdat, Şam, Kudüs, Medine-i Münevvere'ye kadar bütün büyük şehirler birbirlerine bağlanmıştı. Bu bağı, emperyalist emellerine engel gören İngilizler, Lawrence ve yardımcıları eliyle, demiryolunu binlerce noktadan tahrip ettiler. Anadoludan çöle döşenen hayat damarlarını kestiler. Osmanlıdan bu kadar nefret eden Ortadoğu insanının, şimdi düştükleri duruma bir bakınız. Hepsi Batılı bir devletin komuta ve kontrolüne girmiş durumda. Sanki sömürge gibi. Gibisi de fazla... İstanbul'daki Zirve yerine, Londra'da bu toplantı yapılsaydı; Mısır dahil bütün ülkelerin Devlet başkanları koşarak giderlerdi. Bu ülkelerle aramıza nifak tohumlarını ekenler de İngilizlerdir. Irak için harekata, Türkiye dışında hayır diyor görünen devletler, aslında gizlice ha-evet diyorlar. Zira Emperyalist güçler, dominyon valileri böyle istiyor. Irak'a yapılacak bir harekatta, dünya kültür varlığının yarısı harap olacaktır. Üç kuruşluk petrol çıkarı için, insanlığın ortak değerlerini böyle tehlikeye atmak, İnsanlık düşmanlığıdır. UNESCO uyuyor mu? Daha dün Afganistan'da, Taliban denilen, yine Batının kurduğu örgütün, cahilane bir şekilde, Budist tapınaklarını tahrip etmesini, insanlığa saldırı sayan Amerikalılar, Bağdat'ı bombaladıklarında 1400 yıllık nice eserleri yerle bir edeceklerdir. Bu cinayetten, Saddam'ı suçlayarak kurtulamayacaklar. Her ne olursa olsun, Irak'a silahlı bir harekat kesinlikle yapılmamalıdır. İlla yapmak isteyenlere de yardım edilmemelidir. Bir zalime zulmünde yardımcı olan, o zalimden zarar görmeden ölmezmiş.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.