Musul-Kerkük ve Kıbrıs ilişkisi

A -
A +

Türkiye'nin Dış politikası şu iki meseleye gelip düğümlenmiş görünüyor: Kuzey Irak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Avrupa birliğine alınmamız için, olmadık konuları dayatanlar, Kopenhag Kriterlerini anayasa sayanlar, 125 senedir yabancı güçlerce ezilen Kıbrıs'taki Türk toplumunun, masum yönetim isteklerini görmezden geliyorlar. 1878'de Osmanlı hükümetine yalan belgeler imzalayarak Kıbrıs'ı emaneten alanlar, bugün emanete hıyanet içindedirler. İngiltere'nin o zamanki İstanbul elçisi Layard, Berlin konferansında mutlaka Osmanlı tezlerini destekleyeceklerine söz verdiği halde, İngiltere Berlin'de diğer Avrupa devletlerinin Kıbrıs'a ses çıkarmamaları için, Osmanlıya verdiği sözün aksine, karşı tezleri desteklemiştir. Kıbrıs Türkleri 125 senedir, İngilizlerin, sonra da İngiliz destekli Rumların zulmü altında, soykırıma uğratılmışlardır. 1974 barış harekatına kadar, Kıbrıs Türkünün nüfusu hep azalmıştır. Bu gün Avrupa Birliği uğruna Kıbrıs'ı verelim de kurtulalım dercesine, sayın Rauf Denktaş'ı bunaltmayalım. Sayın Denktaş, Avrupalıların ciğerini okumasını en iyi bilen bir Türk politikacısıdır. 18 Ocak 2003 tarihinde Sayın Denktaş: "28 Şubata kadar görüşmelere devam edeceğim. Benim savunduklarımda anlaşamazsak, konuyu Meclisin önüne getireceğim. Ve o zaman BM Belgesinin imzalanması yine de icab ediyorsa, yeni bir imzacı bulunması gerekir" diyor. Yani Türkün aleyhine gördüğüm metinleri imzalamam. İmzaya zorlanırsam, istifa ederim demektir. Kıbrıs ve Kuzey Irak bölgesindeki Musul, Kerkük ve Süleymaniye 400 seneden fazla Türk idaresinde kalmış yani, Özbeöz Türk vatanıdır. Her iki bölge de zor ve oyunlarla elimizden alınmıştır. Kıbrıs aidiyeti cihetiyle Rumlara verilecekse, önceki sahibi Türklere verilmesi daha adil bir davranış olur. Akdeniz'i Türklere güvenemeyen Avrupa, Rumları kendi evlatları sayıyor. Nerde demokrasi, nerde insan hakları ve uygarlık. Geçiniz. Kıbrıs ve Irak harekatı hususunda, TSK'nın ve Hükümetin aynı fikirlerde birleşmesi, takdire şayandır. Bilhassa İngilizlerin üs taleplerinin geri çevrilmesi, milletimizin eski acılarını bir parça azaltmıştır. Amerika Kıtasının keşfinden önce Türk vatanı olan Irak topraklarında, Amerikalıların yapacağı bir savaş, problemleri çözmeyeceği gibi, binlerce çapraşık meseleyi de ortaya çıkaracaktır. İkinci Dünya harbinin ardından bir anlaşma henüz yapılmamıştır. Böylece bir anda dünyayı yeni bir savaşın sarmasından korkarım. Böyle bir durumda, İkinci Dünya Savaşının ikinci devresi başlayacaktır. ABD'nin savaşın ikmali için, Anayurttan çıkaracağı deniz ikmal konvoylarını Okyanusta ne tehlikeler beklemekte, onları hangi denizaltılar batıracaktır, onu ancak Yaratan bilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.