Musul petrollerini nasıl kaybettik

A -
A +

Bugün Irak'ın kuzeyindeki bölge, yani moda ifadesiyle Kuzey Irak'ta, Birinci Dünya Harbinin son günlerinde çok acı olaylar yaşandı. Bir kere bölgeye Kuzey Irak denmesi çok yanlış oluyor. Sanki Irak birkaç parçaya bölünmüş de, bunlardan biri de Kuzey Irak gibi bir ifade. Türk televizyon ve gazeteleri haberlerinde bu ifadeye yer vermemelidir. Düşmanlarımız zaten yeteri kadar kullanıyor. Gelelim bölgeyi kaybedişin başlangıç ifadesine: Grup K. İsmail Hakkı bey grubundaki alay ve bağlı birlik K.ları ile 28/29 Mart 1918 gecesi bir karar emrini kısaca açıklar. Buna göre, bu gece saat 12'de çölden İngiliz kuvvetlerine yarma uygulanarak bu sıkıntılı durumdan kurtulunacaktır. İsmail Hakkı bey son telefon konuşmasını üst komutanlıkla yaptıktan sonra yarma hareketinden vazgeçer. Gece sabaha kadar, yarmadan çekilmek için Türk birliklerinin kullanacağı ÇÖL yolu, 1200 kadar askeri bulunan İngiliz birlikleri tarafından kapatılır. Artık çekilmek imkansızdır. Ve aniden havada İngiliz uçakları dönmeye başlar ardından da nokta ateşleri ile İngiliz topçusu kıtalarımız üzerine yüklenir. Birlik komutanları olaylara bir mana vermezler. İsmail Hakkı bey hâlâ çölden gelecek yardım alayından bahsediyor. İngiliz uçakları "Türko teslim" yazan broşürleri atıyorlar. Osmanlı değil Türko diyorlardı. İngiliz kıskacına düşen birliğin Mükaleme subayı, dünkü çarpışmalarda bir İngiliz subayını esir almıştı. Bugün ise 30 Ekim 1918 aynı subay Niyazi bey, atının üstünde elinde beyaz bayrak, İngilizlerle teslim olma şartlarını konuşmaya gidiyordu. Evet son birlikler böylece teslim oldular. Durum çok tuhaftı. Bir İngiliz generali gelerek bilhassa subaylara teselli sözleri söyledi. Yanlarında sözleri tercüme etmek için bir Ermeni tercüman vardı. Teslim olan subaylardan Nureddin Peker bu Ermeniyi İstanbul Beşiktaş'taki mahallelerinden tanıdı. Peki bu Ardaş kimdi? Beşiktaş'ta kunduracılık yapan bir Ermeninin oğlu olan Ardaş, 1914 senesinde Maltepe İhtiyat Zabit Talimgahında eğitim görerek; Asteğmenlikle 9'uncu Piyade Alayına verildi. İlk fırsatta kaçarak İngilizlerin emrine girdi. Dicle Grubunun Merkez Komutanlığı, Musul ile haberleşmesini ilk kesen İngiliz zırhlı otomobillerinde görev yapmış ve başarılarından dolayı Türk üsera kampına İngilizlerce tercümanlıkla görevlendirilmiştir. Gerisini İng. Kamp Komutanı Simith anlatıyor: Türk birliklerinin üstüne atılan teslim ol beyannamelerini bu Ardaş haini ile arkadaşının hazırladığını, Dicle grubunu kurtarmaya gelecek 13 alay ile avcı alayı arasındaki telefon hattına, bu Ardaş saplama girerek dinleyip; 13'üncü alayın yardımına gitmeyerek; yorgun gelecek grup için sıcak çorba ve yemek hazırlamasını bildirmiş ve 10.000 kişilik koca grubun esir edilmesini sağlamıştır Ermeniler soy kırım iddialarına, iftiralarına devam etsinler. Bakalım daha ne kanlı ihanetleri ortaya çıkacak.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.