Okmeydanı Türk kültürü demektir

A -
A +

Dört seneyi aşkın bir süredir; Okmeydanı hakkında yazılar yazıyorum. Maalesef Okmeydanı'nın kurtarılması yolunda arpa boyu ilerleme kaydedilmedi. Kültür Bakanımız sayın İstemihan Talay'a hemen her yüz yüze görüşmemizde; Topkapı Sarayı ve Okmeydanı hakkında bildiklerimizi arz etmemize rağmen, görünür bir gelişme olmadı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımıza da, aynı istirhamlarda bulundum. Yine sonuç aynı. Bıkmadan yine bir defa daha yazıyorum. İnşallah bu sefer sitemlerim bir karşılık bulur. Sayın devlet büyükleri bana kızsalar da hiç alınmam. Yeter ki hedefe bir adım daha yaklaşabilelim. Okmeydanı neresi ve özellikleri nedir? Okmeydanı İstanbul gibi bir inciyi, Bizans'ın kokuşmuş idaresinden kurtarıp, Türk milletine armağan eden, dahi idareci, büyük asker Fatih Sultan Mehmet'in hayratı yani vakfıdır. Bugün Fetih Tepe denilen yerden, Haliç kıyısındaki Hasköy'e oradan da, Karaağaç'a kadar uzanan dairevi büyük bir alanın adıdır. Okmeydanı'nın Fatih'in vakfı olan bölümünün alanı, 6 kilometre kareden fazladır. Burada binlerce Türk okçuluk ustası yetişmiştir. Hudutlarından içeri girebilmek bile herkese nasip olmazdı. Üstünde kuş uçurtulmazdı ki kirletmeye. Okçuların eğitim ve atış sahası idi. Tarihteki Türk zaferlerinde bu meydanın emeği, payı vardır. Nice padişahlar burada "Ya hak" nidaları ile ok salmışlardır. Önemli atış yarışmaları bu meydanda yapıldı. Rekorların taşları bu alana dikildi. En son envantere göre halen kırık dökükler dahil, tarihi niteliği olan 121 adet menzil taşı vardır. Bunların çoğu yakındaki Yahudi mezarlığına rastgele atılmışlardır. Bu rekor taşları, AYAK ve MENZİL olmak üzere iki cinstir. Ayak taşı, rekoru kıran atıcının, atış esnasında ayağını bastığı taştır. Halen ilaç için bir tane bile ayak taşı yoktur. Tam Aynalı Kavak Kasrının karşısındaki mezbelelikler arasında kalmış olan ve sanat değeri pek büyük menzil taşı Üçüncü Selim'e aittir. Türk kültürünün ilgililerine arz ediyorum ki; yurtdışına çeşitli yollarla kaçırılmış bir çok eser, başta bakan bey olmak üzere gayretlerinizle ülkeye geri getirilmiştir. Büyük masraflar edilmiştir. Bu çalışmaları candan kutluyorum. Ancak yurtiçinde olan bu kıymetlere olan ilgi azlığını, aynı hassasiyetle bağdaştıramıyorum. Menzil taşlarına önem verilmesi için illa birileri yurtdışına mı kaçırmalı? Yoksa evin tosunu, bir türlü öküz sayılmaz diye mi? Okmeydanı vakıftır. Vakıf arazisidir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve vakıflardan sorumlu bakanımız neden bu mülke sahip çıkmazlar. Üzerinde şu anda birkaç mahallelik yerleşim yerleri oluşmuştur. Vatandaşa uygunsuz belgelerle tahsisler yapanlar cezalandırılmalıdır. Gayrimenkul eski eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun, 06-05-1961 tarih ve 576 sayılı kararı ile Okmeydanı'nın hududları bir paftada, tam olarak belirlenmiştir. Hadi şimdi bu paftayı, mevcut duruma ve araziye bir babayiğit uygulasın. Devlet, "ne yapalım" diyerek ellerini ovuşturamaz. 26-12-1964 tarih ve 6/4108 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile bu bölge, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne, tarihi hüviyetini ve vakfın şartlarını muhafaza kaydıyla lüzumlu tesisler yapmak üzere tahsis edilmiştir. O tarihte Spor Bakanlığı yoktu. Şimdi var. Spor Bakanı sayın Ünlü, Derby futbol maçlarını seyretmek için İstanbul'a geldiğinde, bir defacık da olsa Okmeydanı'na bir uğrayamazlar mıydı? Futbol milli takımımıza moral vermek için, belki de önümüzdeki aylarda Kore'ye gidip günlerce kalabileceklerdir. Bir defacık da ecdat yadigarı menzil taşlarını bir ziyaret edebilseler ne iyi olurdu. Eğer bir rant paylaşımı yoksa bu ihmal nedendir. Okmeydanı'na ayıracak bütçe yoksa, arsa satışlarında dönen işlere akıl erdiremeyip çare bulamıyorsak ve Okmeydanı'nı kurtarmaya devletin gücü yetemiyorsa, bari bu yüz yirmi bir taşı bir parka yan yana toplayalım da bizden sonraki nesillere karşı, utancımız birazcık da olsa azalsın.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.