Son günlerde milletçe yaşadığımız siyasi ve ekonomik hareketliliğin içinde, Rus tankerlerinin İstanbul Boğazı'ndan petrol taşıma işi kim vurduya gitmektedir. Kazak petrollerini, Novorossisk limanına akıtmaya başlayan Ruslar, her gün en az on adet tanker ile İstanbul Boğazından geçerek; dünya ülkelerine petrol satacaklardır. Bu gün on tanker, yarın günlük yirmiye çıkacaktır. İstanbul Boğazı dünyanın en çok sürprizlerle dolu bir su yoludur. Dip arazi yapısı ve iki yönlü akıntılar, girdaplar, deniz vasıtalarının seyrini menfi yönden etkilemektedir. Zaten birçok kuru yük gemisinin sık sık sebebiyet verdikleri kazaları düşünürken, şimdi de akaryakıt işi çıktı. Boğaz ve Marmara'da yaşanacak bir akaryakıt tankeri kazası, İstanbul'un yarısını yakmaya yeter. "Boğaz tabii su yoludur" diyerek, saflık yapmaya hiç gerek yoktur. Milletlerarası alanda çok ciddi girişimlerle, bu bela derhal önlenmelidir. Türkiye'yi, Bakü-Ceyhan boru hattında engellemeye çalışan Müttefiklerimize, burdan selam olsun. İşlerine gelmeyince, Türkiyeyi yalnız bırakıyorlar. Konuya birinci çözüm, Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, derhal ciddi şekilde başlatılmasıdır. İkincisi ise yıllardır yazdığım ama ilgilerin kulaklarını tıkayıp gözlerini yumduğu meseleye artık eğilme zamanı gelmiştir: Sakarya-Sapanca-İzmit su yolunun derhal temeli atılmalıdır. Büyük Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa, Don-Volga, Süveyş ve Sapanca-İzmit kanalları için tasavvurlarını çeşitli engellerden dolayı gerçekleştiremedi. Sonra Ruslar Don-Volga'yı bağladılar. Fransızlar büyük paralar kazanarak, Süveyş'i açtılar. Sapanca İzmit ise dedikoduların gadrine uğradı. Halen hayaller listesindedir. 1582'de bir ferman ile Sakarya nehrinin, Sapanca (Ayan) gölüne, oradan da İzmit körfezine su yolu bağlantısı için ferman çıkar. Su yolcular ölçer biçer. Bu kolayca mümkün olacaktır. Ancak bazı nifakçılar başlangıç safhasında planı boğarlar. 1591'de III. Murat zamanında tekrar ferman yayınlanır. Yurdun birçok yerinden ameleler toplanır. Sakarya ile göl arası zaten mevcut olan akıntı (Çark dereleri) gemi geçecek kadar genişletilerek göle gemiler ulaşacaktı. Oradan da kazılacak kanalla, İzmit körfezine. Sakarya'nın Göle uzaklığı Çark deresi ile 5 km'dir. Sakarya bu bölgede 25 metre kod ile akar. Sapanca gölünün en derin yeri 61 metredir. Denize göre üst seviyesi ise 30 metreyi bulmaz. Sapanca, İzmit'te denize bağlansa gölde yine 35 metre civarında su kalacaktır. Sapanca'dan bağlantı için, 1591'de kazılıp düzeltilen yerler halen hazırdır. 20 km'lik mesafenin 15 km'si düzlenmiştir. O zamanın Kiraz, yeni adıyla Kullar deresi zaten denizle bağlantılıdır. İş kalıyor az masrafla derinleştirme ve tarama çalışmalarına. Bu projenin toplam maliyeti en kötü şartlarda 500 milyon dolardır. Böyle bir Karadeniz-Marmara bağlantısı, deniz yolunu 80 km kısaltacaktır. Sakarya kıyılarına, Karasu'dan itibaren yapılacak dinlenme yerlerinin getirisi yıllık 50 milyon dolar hesaplanmıştır. Sadece kıyı tesislerinden geleceklerle kendini on yılda amorti etmektedir. Bu su yolundan geçecek yabancı gemilerden 1000'er dolar geçiş ücreti alınsa, günde yüz gemiden 100.000 dolar, senede ise 40 milyon dolar ayrı bir gelir alınacaktır. Bu ise tesisin beş senede, kendisini amortisi demektir. Bu hesabın fazlası yok eksiği vardır. Yap-işlet-devret sitemi ile milletlerarası ihaleye çıkarılsa bir senede tamamlanabilir. Boğazdan geçenler hem bedava hem de binbir tehlike saçarak geçmekteler. Sakarya geçişi ise, toplu yerleşme alanlarına uzaktan geçecektir. Hem de su yolu güzergahı fay hatlarının kesiştiği bölgelerdedir. Böylece yeni yapılaşmayı da önleyecektir. Bu proje ihaleye çıktığı gün, Bakü-Ceyhan petrol boru hattının önündeki engelleri, Petrol tröstleri kaldıracaktır.