Saint Barthelmy Katliamı

A -
A +

AB'nin birçok devleti, kendi aralarındaki meselelerinin kördüğüm haline geldiğini görünce; bunu gündemden düşürmek, unutturmak, hatta aralarında kenetlenebilmek için; son "Karikatür krizi"ni çıkarttılar. Bu bir duvar pasıdır. Öncelikli hedefleri Müslümanları tahrik etmek; onların protestoları yıkıcı bir hal alabilirse, Hristiyanlık elden gidiyor diye feryatla, kendi aralarında dayanışma sağlamak idi. AB'nin ilk kurucuları, ne kadar laik ve demokratız deseler de, bayraklarındaki onüç yıldız, fikirlerinin ne olduğunu açıkça anlatıyor. Önce Ermeni soykırımı yalanını kaşıdılar olmadı. Dazlaklığı desteklediler tutmadı. Kıbrıs'ı bahane ettiler elleri boşa çıktı. Karikatür 4'üncü safhadır. Türkiye bu oyunu da bozmuştur. Başbakan 171 devlete, bir mektupla sükunet çağrısı yaptı. AB'liler istiyor ki, Türkler ve diğer Müslüman ülke insanları, bizim her türlü hizmetimizi yapsınlar, ama hep ikinci hatta, üçüncü sınıf kalsınlar. Biz patronuz. Onlar ise işçimiz olsun. Alın teri döken, her zaman kıymetlidir. Ve insan olan herkes alın terine saygı duymalıdır. Tarihte geçen bir olayı yorumsuz olarak aşağıya yazıyorum: Sene 1572... Fransa tahtında genç kral IX'uncu Charles oturmaktadır. Annesi yani Ana Kraliçe Katherine, aynı zamanda, Roma'daki Papa XI'inci Leo'nun kız kardeşidir. Koyu bir Katoliktir. Fanatiktir. Katoliklikten başka hiçbir inanca hayat hakkı tanımamaktadır. Onun bu inanç ve tutumunda; sık sık yazıştığı ağabeyi, Papa Leo'nun büyük tesiri vardı. Papa özel müneccimini kız kardeşinin emrine gönderdi. Ana Kraliçenin müneccimliğini üstlenen Roccoyeri, onun inandığı ve itimat ettiği tek insandır. Fransa'nın bir kısmında otoriter olan Navar Kralı Henry, Ortodoks idi. Bu durum ise, Fransa'nın din bütünlüğünü bozuyordu. Bu Ortodoksları ortadan kaldırıp, Fransa'da Katolik birliğini sağlamak için; Papa Leo planlarını çoktan yapmıştı. Müneccim Roccoyeri Ana Kraliçenin emrinde günlerdir, "gökyüzünde" bir işaret arıyordu! Nihayet bir gün Ana Kraliçeye müjdeyi verdi: "Efendim yıldızlar size müzaheret ediyor. Ruhül kudüs sizden yana!.." Ana Kraliçenin ekibi o gece Paris'teki bütün Ortodoks evlerini tespit edip kapılarına özel işaretler koydular. Mutaassıp Katolikler grubu iş başında idi. O gün 24 Ağustos 1572 ve Katoliklerin en mukaddes bildikleri Saint Barthelmy Yortusu günü idi. Saatler gece yarısını biraz geçmişti ki, Saint Germen Qukcer Kilisesinin çanları çalmaya başladı. Sokaklarda ellerinde meşaleli binlerce insan beliriverdi. Bu meşalelerle, kapıları önceden işaretlenmiş evleri tutuşturmaya koşturdular. Tutuşan evlerden korku ile sokağa fırlayanları ise, en vahşi usullerle sokak ortasında katlettiler, parçaladılar. Bu cinayeti işleyenlerin arasında Fanatik yaşlı kadınlar da vardı. Katolik caniler, Protestan asilzadelerini, genç Kral Charles'ın gözleri önünde parçaladılar. Bu manzaradan Kral aklını yitirdi ve olaydan onbeş gün sonra deli olarak öldü. Victor Hugo'nun ifadesi ile "o sakin yaz gecesinde, gökteki yıldızlar sarı değil kızıl renkli görünüyorlardı. Saint Nehri ise kıpkızıl bir renkte akmaya başlamıştı..." Bütün bu vahşet günlerinde, Paris nüfusunun beşte biri, yani en az yirmi bin kişi Katolik olmadıkları için katledildi. Bu cinayeti planlayan Papa Leo'nun, Ana Kraliçeyi cinayete azmettirici yazışmalarının birer sureti Vatikan'da halen saklanmaktadır. Danimarka Başbakanı vakit kaybetmeden ve basın özgürlüğü zırvasını bir kenara bırakarak; hemen bütün dünya Müslümanlarından, resmen özür dilemelidir!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.