Soykırımı yalanları ve gerçek!

A -
A +

Bu sene başından beri Avrupa devletlerinin Ermeniye desteği artmıştır. Hem de sevda derecesinde. Soy kırımı yalanı bahanesiyle, Türk düşmanlıklarını kusmaktalar. 20'nci yüzyılda dünyanın gündemine iki soy kırımı iddiası geldi. Biri Nazi Almanyasının Yahudi soy kırımı, diğeri de Osmanlı devletinin Ermeni soy kırımı. Bunların ortaya atıldığı tarihler, hakiki tarihçiler tarafından incelenmelidir. Ama kim? Öncelikle Türklere karşı, Avrupa'nın toplu hareket etmesinin sebeplerini izaha yarayacak küçük bir misal sunmak istiyorum: Sene 1534... Viyana şehrinin ileri gelenleri bir araya gelerek, St. Stephan Katedralinin çan kulesine, "Osmanlı Akıncılarının şehre yaklaştığını görüp haber vermek üzere" maaşlı bir gözcü konmasına ve bu gözcünün, Türkleri gördüğünde, günün saatine bakmaksızın şiddetle çan çalmasına karar verir. 1956 senesinde Viyana Belediye Meclisinde uzun tartışmalardan sonra, artık bu nöbetçinin kaldırılmasına karar verilebilir. Tam 422 sene tutulan bir nöbet. Uzun süre devam eden bu nöbet, şehri korumaktan ziyade, halktaki Türk düşmanlığını canlı, taze tutmak içindi. Nazilerin, Yahudilere yaptığı soy kırımı iddiası, 1933'lerde Avrupa ve Amerika medyasında EŞ ZAMANLI başladı. 1942'de kampanya iyice yoğunluk kazandı. Hele Nazi toplama kamplarındaki sabun fabrikaları şayiaları bu ülkelerin insanlarını ayağa kaldırdı. Böyle bir şey oldu mu? Bunu zaman ortaya çıkaracaktır. Nazi suçlamalarının asıl sebepleri ise: 1-Birinci ve İkinci Dünya Harplerinde Alman ve Türklerle savaşan Avrupa ve sonradan onlara katılan Amerika'nın, kendi insanlarına; çocuklarını ölüme gönderirken bir makul sebep bulmaları lâzımdı. İşte bu iddialarla, halkına "Bakın Naziler insanları, Yahudileri toptan öldürüyorlar, fırınlarda yakıyorlar, zavallı insanları kurtarmak için sizin çocuklarınızı askere alıyoruz demek istiyorlardı. 2 -Kurulmakta olan İsrail devletinin ortaya çıkmasını PERDELEMEK ve haklılığını dünyaya ispatlamak idi. Savaştan sonra kurulan mahkemelerde, Hitler'in yakın arkadaşı Rudolf Hess, mahkemede bütün suçlamaları kabul etti. Ve Auschwitz'deki Wolzek imha kampında 2.5 milyon Yahudiyi öldürdüğünü itiraf etti... 1946'dan bugüne kadar söylenen bölgede Wolzek diye bir yer hiç bulunamadı. Üstelik ölen sayısı, Yahudi tarihçi Jean Claude Pressac tarafından 775 bine düşürüldü. Açık eksiltme gibi! Bu kampanyayı Hollywood'daki Yahudi sermayeli 100'den fazla film şirketi, soy kırımı yapımları ile senelerce destekledi. Ve destek halen devam ediyor. Ermeni soy kırımı yalanında ise, Türk düşmanlığını tazelemek için önce "Gece Yarısı Ekspresi" filmi yapıldı ve Türkler kamuoyunda ahlaksızlığa mahkum edildi. Ardından da 1915'in olayları, tersine çevrilerek dünyaya, gerçekmiş gibi anlatıldı. Peki Ermeniler neden Yahudilerden sonraya kaldı derseniz, o da tabii ki sermaye meselesi ile yakından ilgilidir. Filistin toprakları için Dr. Theodor Herzl isimli avukat, 1896'larda Filistin toprakları için kesenin ağzını açtığında, Ermeniler halen Türk ekmeği ile zengin ve müreffeh bir hayat sürüyordu. 1904'te Herzl ölünce yerine David Wolfson isimli bir kereste tüccarı geçti ve mücadeleyi sürdürdü. Son üç ayda Filistin topraklarında 600'den fazla insan öldürüldü. Zannediyorum ki, İsrailliler de bu gidişten çok rahatsızdır. Düşününüz ki her gün kan, barut kokusu ve ölüm korkusu içinde büyüyen çocuklar, rahat ve huzuru özlemezler mi? İnanıyorum ki bölgedeki akan kanın derhal durdurulması önemli bir insanlık borcudur. Ama o zaman İsrail'den dışarıya göç başlar nüfus yarıya düşer. Yoksa bu olaylar, böyle bir boşalmayı önlemek için mi diyesim geliyor. Ermeni soy kırımı yalanı da, Türk topraklarında bir Ermeni devleti kurabilmek için uyduruldu ve bu yalanı Avrupalılar bile bile destekliyorlar!..

300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.