Geçen haftaki yazım için bir okuyucu mektubu geldi. Kısaltarak alıyorum: "15 eylül günü -tarihi eserleri korumanın çareleri- başlıklı yazınızı okudum. Ben sanat tarihi bölümü mezunuyum. Tarihi eserlere olan ilgim bu yüzdendir. Ayrıca tarihimizi de severim. Tarihi eserleri koruma-kollamadaki düşüncelerim: Herkes bilir ki, tarihi eser koruma kollamada öncelikle, Kültür ve Turizm Bakanlığı, devamında da Vakıflar Genel Müdürlüğü çok ilgilidir. Bunlara, il özel idareleri ve belediyelerin kurduğu koruma kurulu da (KUDEP) eklendi. Tarihi eserlerin korunmasında ilk adım, toplumda tarihi eserleri koruma bilincini yerleştirmektir. Tarihi eser zengini bir ülkeyiz. Ağaç yaşken eğilir misali okullarda bu konu, mutlaka müstakil ders olarak müfredata girmeli. Bu dersi de sanat tarihi öğretmenleri vermeli. Halen MEB her yıl 5 sanat tarihi öğretmeni kadrosuna dahil edebiliyor. Yani milyonlarca İlköğretim okulu öğrencisi için, her sene 5 öğretmen daha ekleniyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü teberrükat eşyası için 10'dan fazla müzeyi faaliyete geçirdi. Ancak depolardaki eserler yüzlerce müzeyi doldurur. Kültür ve Turizm Bakanlığında bir çok müzede sergilenen eserden çoğu depolardadır. Buna başta Topkapı Sarayı olmak üzere 100'e yakın müzeyi katabilirim. Sorunca da uzman eksikliği, uygun mekan eksiliği deniyor. Bunların hepsi yurdumuzda bol bol var. İl özel idareleri ve kurulan KUDEP'lerde ise durum bundan daha iyi değil. Belediye gelirlerinden, %5 pay tarihi çevreye ayrılacak diye kanun çıktı. Kaç belediyemiz uygulamayı tam yapabiliyor. Ecdat ülke turizm gelirini katlayacak binlerce eser bırakmış. Yani bize küpler dolusu altın bırakmış. Turistik tesisler kurmaya milyonlarca YTL harcıyoruz. Eserleri korumak için bilinçlenmek şart. Bilinçlenmek için de bu konudaki yayınları teşvik etmeliyiz ki, halkımız yaygın olarak konuya eğilsin. İşsiz kalmış binlerce genç sanat tarihçi, bu konuda devletinin emrini bekliyor. Avrupa Birliğine girme sınavlarımızın en önemli soruları herhalde tarihi çevreden gelecektir. Bakalım kaçıncı fasılda karşımıza çıkacak" fazla söze ne hacet.