TİGEM çiftlikleri ne zaman özelleşecek?

A -
A +

Tarım Bakanlığına bağlı TİGEM çiftlikleri, Cumhuriyetin kuruluşu ile yaşıttır. Hatta bunların bazıları, Osmanlı döneminden Cumhuriyete miras kalmıştır. Bu işletmelerin kurulduğu senelerde, gerek Osmanlının gerekse cumhuriyet idaresinin, günün şartlarını göz önünde bulundurduğu ve bir ihtiyaç üzerine bunları kurduğu göz ardı edilemez. Ancak günümüz şartlarında bu işletmelerin gözden geçirilmesi artık elzem olmuştur. Şu anda bildiğim kadarı ile -ki bu bilgiyi bir TİGEM yetkilisinden aldım- 38 tane TİGEM büyük işletmesi, 58 tane de küçük işletmesi, daha doğrusu ihtisas kolunda kuruluş vardır. Bunlardan şu anda bir tane Ceylanpınar'daki işletme kâr edebiliyor. Belki bir iki tane daha çıkar. Gerisi zararda. Her birinin tarım alanı 20 ila 25 bin dönüm civarındadır. Bu işletmeler ülke tarımının öncüleridir. Yani lideri, lokomotifi olmaya mecburdur. Liderleri zarar eden bir özel tarımı varın siz hesap edin. Ondan sonra, gıda tarım ürünleri ithalatçısı bir Türkiye ortaya çıkıyor. Bu gün Harran'da kurulu bir özel sığırcılık şirketi, en son teknoloji ile beş bin baş sığır yetiştirmektedir. Devlete ait TİGEM'lerde ise üç yüz baş civarında hayvan bakılıyor. 19 TİGEM çiftliği, bir Harran kadar ekonomiye katkı sağlıyor mu? Bundan iki sene kadar evvel, Şeker Sanayiinin özelleştirilmesi ile ilgili yazdığım bir yazıda, yer ve şahıs belirtmeksizin TİGEM kuruluşlarının verim düşüklüğüne ve zarar ettiklerine de temas etmiştim. Bazı yetkililer bu yazımı kendi üstlerine alınmışlar, kesip sumenlerinde saklayıp; bana da küsmüş, hatta kızmışlar. Ziyaretlerine gittiğimde, tavırları ile, yazımdan dolayı cezalandırmaya kalkışanlara rastladım. Üzülmedim. Bu görev bağlılığının bir alametidir. Biliyorum ki onlara müesseseleri evlatları gibidir. Ancak zarara devam daha acıdır. İki elimizin arasına başımızı alıp, uzun uzun düşünmeliyiz: "Ben bu kurumu zarardan nasıl kurtarırım" diye. Bu sayın ilgililer, bir başıma ben ne yapayım diyebilir. Öyleyse bu derdinize el ve kalem uzatanlara sitem niye. Ben yazımda sistemin çarpıklığını dile getirdim. Sistem ıslah edilmeli. Hububat tohumlarını, hayvan türlerini ıslah için kurulan bu işletmelerin, ticaretini ıslah edememeleri, zannederim siyasetten kaynaklanıyor. Mademki Ekonominin kuralları işleyecek. Ekonomi kârsız ayakta duramaz. Bugün, görev zararını bankalar için bile kabul etmeyen bir Hükumetin, TİGEM'leri özelleştirmek için daha fazla zaman kaybetmemesini dilerim. Tohum vs. tür ıslahlarını da, özel şirketlere daha ekonomik ve kolay yaptırabiliriz. Bu işletmeler bugün her biri, yüz civarında tarım işçisi çalıştırmaktadır. Bu işçilere işletmenin satışını yapalım. Kimi isterlerse müdür yaparlar ve bu topraklar rantabl bir kullanıma kavuşurlar. Karabük Demir Çelik gibi, sıfır liraya satış bile, devleti müstakbel zararlardan kurtarır. Siyasetçiler de her seçim öncesinde, oy depolarını bu işletmelere tarım işçisi olarak yerleştiremez olurlar. Komünizmden yeni kurtulan ülkelerde dahi, böyle tarım kuruluşları, kolhozlar özelleştirilmiş ve kökü kazınmıştır. Sayın başbakan ve tarım bakanından konuya acilen eğilmelerini bekliyoruz. Zira atasözüdür: Ateşi, hastalığı, düşmanı ve zararı küçük gören, ona mağlup olur...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Ali28 Şubat 2024 13:01

Kesinlikle özelleşmeli hiçbir katkısı yok