Türk Kültürü, sahibini arıyor

A -
A +

Bu sütunlarda ekseriyetle tarihle ilgili konular yazmaktayım. Siyasete hiç girmemeye özen gösteriyorum. Siyasette insanlar bugün övdüklerine, yarın sövebiliyorlar. Maalesef, dünyanın hemen birçok yerinde, siyaset dendiğinde, yalan akla geliyor. Bir milletin oluşumunda temel taşlardan birisi de kültürüdür. Bu kültürdür ki milletleri bölünmekten iç kavgalardan korur. İdarecileri, halkına karşı dürüstlüğe yönlendirir. Yani milletin fertlerini muasır medeniyet çizgisine koşturur. Türkiye'de 1960 ihtilalinden sonra, bir Kültür Bakanlığı kurularak, bu işin güya önemi ortaya konulmaya çalışıldı. Ancak belli bir noktada birleşilemediği için, başa geçen iktidarların siyasi anlayışına göre; Türk kültürü kâh sağdan esen rüzgâra, kâh da soldan esene göre şekillendi. Bugünün, Türk kültürü aşınmasındaki en büyük etken bence bu çarpıklıktır. Bir milletin kültürünün sağı solu olmaz. Sağı solu varsa, o kültür bize yabancıdır ve ithaldir... Kabinede bir Kültür Bakanlığımız var diye sevinirken, şimdi Turizm ile Kültür Bakanlıkları, tek bakanlık olarak birleşti. Bu birleşme Türk kültürünü ikinci plâna itmiştir. Keşke Çevre Bakanlığı ile Turizm birleşse idi. Şu anda görevli bakan Sayın Erkan Mumcu'ya bir hayırlı olsun yazısı yazayım istedim. Bununla beraber, önceki dönemlerde yazıp da netice alamadığım bir iki hususa da işaret etmek istiyorum; Yaz ayları hemen hemen başladı sayılır. Her sene, gazetelerde çarşaf çarşaf ilanlarla duyurulan Rumeli Hisarı konserlerinin ilanlarını bu sene okumak istemiyoruz. Birinci derece tarihî kültür mirası olan, Rumeli Hisarı, Yedikule Hisarı'nın 1950'lerde, içinde mahalleler vardı. Rahmetli Menderes zamanında bir kanunla bu yerler istimlak edildi. Mahalleler boşaltıldı. Türk müzeciliğinin hizmetine verildi. Bu mekanlarda, tarihî özelliğine uygun olacak temsil ve piyeslerin oynatılabileceği resmi kayıtlarda vardır. Konser kaydı yok. Şimdi böyle mekanlarda, Türk sahne hayatının starlarına, konserler verdiriliyor. Böylece kanun ve yönetmelikler çiğneniyor. Fatih Sultan Mehmet'in hatırası olan, sırtında taş taşıyarak yaptırdığı Fetih Camii'nin, mihrabının olduğu yere sahneler kuruluyor. Birilerine para kazandırmak için, Türk tarihini ayaklar altına almaya kimsenin hakkı yoktur! Sayın bakanımızdan beklediğimiz, bu tip konserlere tarihî mekanları tahsis ettirmemesidir. Rumeli Hisarı'nda zaten, bazı idari nahoşluklar sık sık kulağımıza gelmektedir. Hukuken devlet memuriyetinde bulunmaları sakıncalı insanlara fırsat verilmemelidir. Rumeli Hisarı konserlerindeki minder satışı gelirlerini kimlerin paylaştığı, müfettişlerce araştırılmalıdır. Müze günlük giriş biletlerinin kontrollerinde, hassas davranılmalıdır... Yani kısacası, Rumeli Hisarı idari ciddi bir kontrolden geçirilmedir. Sayın bakan yazdıklarımı, bir dost eleştirileri olarak kabul etmenizi bekliyorum. Topkapı Sarayı ve Müzesi hakkında da, önümüzdeki günlerde bazı eleştirilerim olacaktır. Turizmi kalkındıralım ama, kültürümüzü feda etmeden...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.