Türk müzeciliğinin bazı problemleri

A -
A +

Türk Turizmi 2004'te gösterdiği gelişme ile, birçok hesapları alt üst etmiştir. Yani tam bir patlama yaşanmıştır. Buna paralel olarak müzelerimiz de ziyaretçi rekorları kırmaktadır. Müze bir milletin kültürünü, gelecek nesillere materyal olarak taşımakta en önemli kurumdur. Türk müzeciliği genel olarak, Kültür ve Turizm bakanlığına bağlı olarak hizmet vermektedir. Ancak benzeri hizmetleri başarı ile veren öncelikle, Harbiye'deki Askerî Müze ile TBMM başkanlığına bağlı olan Milli Saraylar Daire Başkanlığının da hakkını teslim etmeliyiz. Her güzel hizmetin bazı problemlerinin olması da tabiidir. Bu cümleden olarak; 1-Müzede görev alanların uzmanlık alanlarına ve gördükleri öğrenime göre istihdamı esas alınmalı. Bu gün birçok müzemizde bu sağlanamamaktadır. Mesela, Edebiyat fakültelerinin; Klasik Arkeoloji, Önasya Arkeolojisi, Klasik Filoloji ve benzeri bölümlerinden mezun olanlar, branşlarının haricinde Sanat Tarihi ve Etnografya ağırlıklı eserlerin bulunduğu birimlerde görev yapmaktalar. Ne kadar faydalı olur. 2- Modern müzecilikte uzman kişiler kendi alanlarında uzman olarak çalışır. Bizde ise uzman, hem uzman hem de objelerin zimmeti ile sorumludur. Bu görevler kesin hudutlarla ayrılmalıdır. Zimmet uzmanın korkulu rüyasıdır. 3-Uzmanların bazı idari görevlerde istihdamı da çok sakıncalıdır. Örneğin güvenlik teşkilatlarının sorumluluğunun yüklenmesi gibi. 4-Aynı işe aynı ücret Türk özlük hakları sisteminde benimsenmişken, müze personelinde bu iş biraz farklı uygulanmaktadır. Mesela Kültür ve Turizm Bakanlığı müzelerinin personeli ile TBMM Başkanlığına bağlı Milli Saraylar Daire Başkanlığının personeli, aynı genel bütçeden maaş alırlarken, miktar bakımından aralarında ihmale gelmez farklar var. Bunu bilen bilir. Bir Topkapı Sarayı Müzesini ele alalım. Türk Turizminin en çok ziyaret edilen birimidir. Ziyaretçi çoğalınca işler ona göre artar. Günde onbin ziyaretçi olduğu günler pek çoktur. Yani bütün gün koşturmaca. Topkapı , yabancı devlet adamlarının ilk ziyaret yeridir. Onun telaşı bambaşkadır. Birçok sanat etkinlikleri de burada tertiplenir. Böyle bir yer ile ayda 4000 ziyaretçisi olan yerlerdeki mesai, aynı terazide tartılmamalıdır. 5-Diyeceksiniz ki döner sermaye var. Hani? Hastaneler başta olmak üzere birçok Kamu kurumunda, döner sermayenin % 75'i kurum ihtiyaçlarına kullanılır. Bunun ihtiyaçtan fazlası da personele gelir desteği olarak dağıtılır. Zaten yetersiz olan maaşları, müzelerde böyle bir döner sermaye desteğine kavuşturmak, moral motivasyon olarak şart olmaktadır. Yeni Bütçe kanun tasarısında da, müzeciler lehine böyle bir iyileştirme görülmüyor. İnsanlık mirası eserlerin, özel sektörde nasıl büyük masraflarla korunduğu gözler önündedir. Türkiye'de en çok eserin sahibi olan devlet de, eserleri emanet ettiği personelini biraz daha rahatlatmalıdır. Avrupa Birliği ülkelerinde müze personeli özlük hakları acaba nasıl ve ne kadar? Uyum yasaları sadece Medeni Kanunu ve Ceza Yasasını değiştirmek olmasa gerek...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.