Türkiye'nin kötü tanıtımı ihanettir!

A -
A +

Son birkaç senedir Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısında, ciddi artışlar olmuştur. Turizm yatırımları ekonomiye olumlu katkılar sağlamaktadır. Avrupa'nın bazı devletlerinin turizm gelirleri senelerdir, Türkiye'nin yıllık ihracatının birkaç katıdır. Şimdi onlara giden turistlerin bir kısmı Türkiye'ye yönelince, çirkin oyunlara başvuruldu. Son şampiyonlar ligi finali esnasında, bir tanıtım kuruluşunun ülkemize gelen yabancılara broşürlü uyarıları üzüntüye sebep olmuştur. Adı geçen broşürlerde Türkiye bir yamyamlar ülkesi gibi anlatılmıştır! Bunu yapan kurumun Türkiye temsilciliği, basın mensuplarına yönelik bir özür dileme maili kampanyası başlattı. Bu mailde; söz konusu yanlışlığı yapan, kurumumuzun Avrupa koludur. Ancak bu rehber bilgileri dünyanın her tarafına yayılmaktadır denmektedir. Anlayabilen beri gelsin. Bazı okuyucularım konuya biraz daha geniş açıdan baktıklarında; atı alanın Üsküdar'ı geçtiğini şaşkınlıkla görmüşlerdir. Sultanahmet civarındaki kitap büfeleri ve bazı yayın evlerinin sattığı Türkiye'yi anlatan Turizm Rehberi kitaplarında korkunç yanlışlık ve iftiralara rastlanmıştır. Bu tanıtım kitaplarının çoğu Londra ve Paris merkezlidir. Londra'da basılan bir rehberde 2'nci Abdülhamid Han'ın elleri kanlı bir karikatürüne yer verilmiştir. Sultan 2'nci Selim ise ayyaş ve şarapçı olarak anlatılmaktadır! Türkiye'de güneydoğu ve güneye seyahat edeceklerin şalvar giymeleri tavsiye edilmektedir. İngiltere kaynaklı ve İngiliz Bernard McDonagh'ın yazdığı Turkey Blue Guide, yani Turkiye Mavi Rehberi isimli kitapta; İstanbul'un fethi bir facia ve Fatih Sultan Mehmet Han da eli kanlı bir katil olarak anlatılmaktadır. 55'inci sayfasında; Fatih'in, komutanlarına Bizans imparatorunun başını kesip getirmelerini emrettiği iftirası yazılmaktadır. Kıyım ve katliam çok büyük olmuştur. Bizans başbakanı Lukas Notarası, Fatih 14 yaşındaki oğlunu kendisine vermediği için öldürtmüştür, yazıyor. Mavi rehber kitabında, Kültür ve Turizm Bakanlığının ithal bandrolü olduğu görülmektedir. İşin doğrusu ise, Türk askerleri surlardan girmeden bir gün önce, Bizans İmparatoru askerlerinin çarpışmaktan kaçındığını görerek, onları surların arasındaki 20 metrelik boşluğa hapsettiği, iç taraf duvardaki kapıları kilitletip, deliklerine kurşun akıttırdığı, Bizans askerlerinin korku ve panikten birbirini öldürdüğü şeklindedir. Bunu o devrin Bizanslı tarihçisi Kritovulos, İstanbul'un Fethi kitabında yazmaktadır. Prof. Sayın Halil İnalcık ise eserinde, Türk askerleri surlardan akmaya başlayınca, Haliç'i gözetlemekte olan Türk nöbetçiler, Tekfur sarayından Ayvansaray'a doğru birinin hızla kaçtığını farketmişler ve yolunu kestiklerinde ise bunun koltuğunun altında altın dolu bir çekmece taşıyan üniformalı biri olduğunu görmüşler, kendilerine direnen kişiyi öldürdüklerini, sonradan bunun İmp. Kostantin Dragazes olduğunu yazmaktadır. İşte Türkiye'nin yabancılarca tanıtımı ve işte gerçekler. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın konuya acilen eğilmesini beklemekteyiz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.