Türklüğe hakaret suçtur

A -
A +

Hele Türk olan birisinin Türklüğe hakareti, önemli bir sağlık sorununun olduğunu gösterir. Sade Türklüğe değil, hiçbir millete hakaret edilemez. Bu da insanlık suçu olsa gerek. Yaratan insanları çeşitli milletler ve kavimlere bölünmüş olarak yaratmıştır. Bir zenciye, renk ve ırkından dolayı hakareti sevgili peygamberimiz aleyhisselam men yani yasak etmiştir. Türk vatandaşı bir yazar, bir kitap kaleme almış. Kaleminde Türklüğe hakareti içeren kelimeler bulunmasından dolayı Türk mahkemelerine dava açılmış. Davanın karar günü öncesi, Türkiye'de yer yerinden oynadı. Bir çok televizyon kanalında haberler bunun üzerine odaklandı, ekrandaki bilim adamları tartışmaları da öyle. Zannetmeyelim ki Türklüğe nasıl hakaret edilir tartışıldı. Türk medyasında Türklüğe hakaret ettiği iddia edilen yazarın neden mahkemeye verildiği sorgulandı. Affedersiniz. Avrupa birliği, duruşma günü, duruşma salonuna üst seviyeden gözlemci gönderdi. Evet Türk mahkemeleri hürdür. Ancak kamu oyu fikren öyle bir baskı altına alındı ki, beraat kararı vermeyecek hakimi sanki saldırı bekliyordu. Ortada kanunlarımıza göre bir suçlama vardır. Mahkeme bunun olup olmadığını serbestçe yargılayacaktır. Gelin görün Adliye önü ana baba günü. Böyle bir atmosferde siz hakim olsanız ne yapardınız. Fatih Sultan Mehmet, Fatih Camii'nin Rum olan mimarını, görevini kasten eksik yapmakla suçlar ve hükümdar olarak onu cezalandırır. Rum Mimar da mahkemeye Fatih aleyhinde dava açar. Duruşma günü Fatih yaya ve yalnız olarak mahkeme karşısına çıkar. Salon içinde ve dışında ne aleyhte ne lehte bir gösteri ve tavır yoktur. Fatih ordusunu mahkeme önüne dizmemiştir. Yanına Vezir-i Azamını almamıştır. Silahsızdır. Duruşma başında Fatih, bir yere oturmaya yeltenince; kadı efendi sertçe "Beyim ayakta duracaksın" der. Karar: Rum mimara padişahın verdiği ceza haksızdır. Böylece haksız ceza veren Padişah da, aynı cezaya çarptırılacaktır. Rum mimarın aklı gidecek gibi olur. Zira mimar ellerini kaybettiği için bir miktar tazminat peşindeydi. Şimdi ise gidişat değişti. Kadıya yalvarmaya başladı. Padişah evimi geçindirecek bir şeyler versin yeter der. Sonra da bir Rum için İstanbul Fatihinin ellerinin kesilmesine karar veren adalete hayran hayran kelimei şehadet getirir. Yine Fatih Edirne kadısına makamında, tokat atan bir Enderun ağasına, ölüm cezası verir. Adalete ve Adalet dağıtıcılara saygıda kusur etmeyelim. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak budur. Türklüğe hakaret ise anlaşılır gibi değil. Bu ülkenin ekmeğini ye, suyunu iç, sonra da aşağıla. Madem öyle terk et bu sevmediğin kimseleri. Öğrenci öğretmene, evlat ebeveyne veya ebeveyn evlada, ast üstüne, memur amire, futbolcu hakeme asla hakaret edemez hatta aşağılayıcı, sert bakamazken, gel sen 5000 yıllık tarihi olan Türklüğe hakaret et. Bu da hiçbir ahlak kuralına sığmaz. Akla da aykırıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.