Tuzaklara dikkat!

A -
A +

Türkiye siyasi ve ekonomik engelleri aşmaya başlayınca; birileri yeni oyunlar peşine düşüyorlar. Demek ki bir önceki tezgâhları boşa çıkmıştır. Son iki yüz elli senedir Türk'ün önünü kesmeye, bütün şer güçler; varları yoklarıyla gayret sarf ediyorlar. 1774 Kaynarca Anlaşmasının ardından, Avrupa'nın sömürgecileri Türk varlığını, Avrupa'dan, Anadolu'dan hatta, yeryüzünden kazımaya karar verdiler. İki yüz elli senedir uğraşıyorlar ama beceremediler. İnşallah hiç beceremeyecekler... Peki Türk milleti onlara ne yapmıştır. Papalar krallara, karlar üzerinde yalın ayak kilometrelerce yürümeye mahkum edip ayaklarını öptürüyorlardı. Derebeyleri emri altındaki insanlara zulmediyorlardı. Papazlar hasta veya münkirler Hristiyanları yakma infaz memurları idi. Türkler Avrupa'ya adım atınca bunlar ortadan kalktı. Son günlerde yurdumuzun Karadeniz'e sahil bazı yerleşim yerlerinde, kim ve ne oldukları kamuoyunca bilinmeyen bazı gruplar; durup durup bildiri dağıtıyorlar. Bir şeyleri protesto ediyorlar. Halk bunları engellemeye çalışıyor. Bazı yayın organları da bildiri dağıtanları hiç incelemeden, irdelemeden halkın linç girişiminden dem vuruyorlar. Bu bölgedeki Pontusçuluk faaliyetlerinin sıkı takibi gerekir. Bunun ucu Fener'deki şer yuvalarına kadar uzanır. Bu fesat yerleri 2'nci Mahmud Han zamanından beri sabıkalıdır. Osmanlıdaki Pontusçuluk faaliyetleri aslında yeni değildir. 1865'te İstanbul'da kurulan bir "College", 1904 senesine kadar tam 40 sene, okula Türk öğrenci kaydı yapmadı. Bu kırk sene içinde mezun ettiği öğrencilerin %65'i Bulgar %30'u Ermeni %5'i de Avrupa'nın muhtelif ülkelerinden getirtilen gençler idi. Bunlar Müstakbel Hür Bulgaristan'ın ve Balkanlar'da kurulacak Avrupa Ermenistan'ın üst düzey yöneticileri olacaktı. Aynı senelerde Merzifon'da da bir misyoner okullar kompleksi kuruldu. Merzifon'da misyoner okullarındaki öğrenci yapısı ise şöyle idi: %60 Rum, %35 Ermeni %5 Türk. Dikkat edildiğinde Rum sayısı hayli yüksek. İstanbul'daki Kolejde Rum yoktu. Sebebi Karadeniz kıyısında, eski Pontus'u hortlatmak ve o hayal devletin üst düzey idarecilerini şimdiden hazır etmek idi. Ermeni çocukları ise, Doğu Anadolu'da 6 vilayetin yerinde kurmak için çırpındıkları Büyük Ermenistan'ın devlet adamları olacaktı. Olamadı hevesleri kursaklarında kaldı. Kıyamete kadar da kalacaktır. Şanlı İstiklal Harbinin başlaması ile Merzifon'daki misyoner koleji, 1921'de tası tarağı toplayıp Yunanistan Selanik'e taşındı. Şimdi Pontusçuları orada yetiştiriyorlar. Karadeniz kıyılarına "İnanç Turizmi" adı altında seyahatlerin ve bildiricilerin sık sık boy göstermelerinin sebebi bunlar olmasın?!.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.