Kasım ayında TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan, Ürdün'ün Salt şehrinde bir Türk şehitliğini açtı. Bayrak ve inançları uğruna çarpışırken gurbet ellerde şehit düşenleri anmak ki büyük fazilettir. 1983'te devlet başkanı olduğu sırada Sayın Kenan Evren, Ürdün Emiri rahmetli Hüseyin ile beraber aynı şehirde şehitliğe yakın inşa edilen Şehitlik abidesini açtılar. Abidenin üstünde kitabesi var. Şimdi açılan şehitlik ise oraya yakın ve mağara içindedir. 1994'te ziyaretimde abideyi gördükten sonra şehitlerin bulunduğu mağaranın ağzındaki demir parmaklıklı kapıdan, gözümü karanlığa alıştırarak içeriyi görmeye çalıştım. Onların ve bütün şehitlerin ruhlarına fatihalar gönderdim. Açılan şehitlik bu mağarada ve artık rahatça görülebilecek. Devlet büyüklerimizin böyle törenlere katılmaları milletçe bizlere gurur vermekte. Salt şehri tamamen kaya blokları üzerindedir. Şehir mezarlığının olduğu tepede bırakın mezar kazmayı, yumurta gömecek kadar bile yer kazılamaz. Şehrin tüm mezarları kayalar üstünde ve etrafı taş duvarlarla çevrilidir. Yani gömü, zemin üstüne yapılıyor. Peki Türk şehitleri neden mağaraya konmuş diye sorabilirsiniz. 1918 senesi yaz ayları İngiliz kuvvetleri Ölüdeniz istikametinden, Ürdün yani Osmanlı topraklarına karadan saldırıyorlar. Ölüdeniz-Salt arası derin bir vadi. Deniz seviyesinden 200 metre kadar düşük kodda. Bir bölük Türk askeri vadiyi tutmuş İngiliz'e kök söktürüyor. İngilizler uçaklarla saldırıya geçerler. Bir bölük Türk'ü orada toptan imha ederler. Ellerinde tüfekleri gözleri açık gitmiş kahramanlar. Saltlılar cenazeleri, yaz sıcağında kokuşmadan ve kurda-kuşa yedirmeden defnetmek isterler. Mezar kazmak mümkün değil. Açıkta bıraksalar kokuşur. İşte o zaman, bu şühedayı elbiseleri, tüfek ve techizatları ile topluca bu mağaraya insan yığını olarak defnederler. Cenab-ı Hak cümlesine rahmet eylesin.