Vakıflar Genel Müdürlüğü ne yapsın?

A -
A +

Gerek yurt içi gezilerimde, gerekse "Tarihin Belgeseli" çekimleri için yaptığım çalışmalarda, tarihî eserlerimizin, Vakıflar Genel Müdürlüğünün ekiplerince, bakım ve onarımlarının hızlı ve verimli şekilde yapıldığını görmekteyim. Yapılan işlerin güzelliğini takdir etmemek elde değil. Ancak bazı yerlerde anlaşılmayan bir durgunluk var. Mesela kasım ayı sonunda Tokat ve Amasya bölgesindeki çalışmalarımda, Amasya'ya bağlı Ezine Pazarı Kervansarayını gördüm. Buranın çekimlerini 2005 senesinde yapmıştım. 2006 sonunda aynı harabe durumunda görmem beni çok üzdü. Ezine Pazarlılardan ve hatta belde belediye başkanından durumu sordum. Neden bir çevre düzenlemesi yok. Kervansaray neden hâlâ ardiye olmaya devam ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü niçin ilgilenmez? Ve sorduğuma pişman oldum. Şimdi sizlerle, aldığım bilgileri paylaşmak istiyorum: 1999 senesine kadar Ezine Pazarı Kervansarayı koyun ağılı idi. Ve özel mülk durumunda belde belediyesi büyük fedakârlıklarla kamulaştırılmasını sağladı. Kervansaray 1300 metre kare kapalı alanlı. Dışında çepeçevre 10000 metre karelik açık alan var. Kervansarayın inşa tarihi 1200'lü senelerden öncesi yani, 850 senedir dimdik ayakta kalabilen bir yapı. Vakıflar Genel Müdürlüğü gerekli incelemeleri yaparak, hanın restore edilip, çevresindeki 10000 metre kareyi de kamulaştırıp, yapıyı hayata kavuşturmak ister. Derhal projesi hazırlatılır. Proje için Avrupa Birliği fonları kullanılacaktır. Sıra "Peki bu mekan onarılınca nasıl bir hizmet verecek" işine gelir. Proje Anıtlar Yüksek Kurulu'na gönderilerken, restoran ve yöre ürünleri tanıtım ve satış yeri şeklinde bir ifade kullanılır. Yüksek kurul bu restoran sözüne takılır. Efendim bu şekliyle izin veremeyiz derler. Peki deselerdi ki "Yöre yemekleri aşevi" ben inanıyorum ki, o zaman da başka bir bahane bulunurdu. Yapının sanat eseri olarak yapılması, onarımı başka, kullanımı ise başka şeylerdir. Bugün Türkiye'nin turizminde göz bebeği Topkapı Sarayı Müzesi'nde, restoran yok mu? Var. Edirne'de halen tarihî bir hamam uygunsuz bir meyhane şeklinde kullanılmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü her türlü fedakârlığı göze alarak, ecdat yadigârı eserleri ayağa kaldırmak istiyor. Ama Anıtlar Yüksek Kurulu bu gayretleri "olmaz, olamaz" kararları ile atıl ve kadük bırakmaktadır. Buna bir yasal çare bulunmalıdır. En çok anıt, tarihî eser Vakıflar Genel Müdürlüğünde var. Milyonlarca. Öyleyse Vakıflar Genel Müdürlüğü kendi bünyesinde yetkili ve etkili bir Anıtlar Yüksek Kurulu kurmalıdır... Bunun için yasal değişiklik yapılmasını acilen hükümetin sayın ilgililerinden beklemekteyiz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.