Yeni yıla girerken

A -
A +

Hepimizin bildiği gibi kullandığımız takvime göre 31 Aralık Cumartesi gecesi, 2005 senesi bitip 2006'ya gireceğiz kısmetse. Yeni yılın ülkemize, insanımıza ve bütün insanlığa hayırlara vesile olmasını dilerim. Okuyucu, seyirci ve dinleyicilerimin yeni yıllarını kutlarım. Avrupa yani Hristiyan âleminde yılbaşı, öncesinde yapılan ayin ve dini ritüellerle kutlanıyor. Miladi takvim başlangıcı, İsa aleyhisselamın doğum günü olarak kabul edilmiş. Bu birçok kitaba göre en az 378 yıllık gecikmeli ve hatalıdır. İşte size bazı bilgilerin dökümü: 21/12/1993 tarihli Milliyet ve 24/12/1993 tarihli Türkiye gazetelerinde, İngiliz Durkan Paşpiskoposu Dr. Davit Jenkis "İncilde geçen Noelle ilgili sözler birer Peri masalı, efsanedir" diyor. İngiliz St. Albans Başpiskoposu John Taylor ve zamanın çevre bakanı John Gummer "Kilisenin öğrettikleri çok açık. Dünyadaki milyonlarca insan, İncildeki masallarla uyutulmaya çalışılmaktadır" diyor. New York üniversitesi Tarih Prof. Waelangi Fenguson "Hristiyanların yortuları, Putperest yortuları ile aynı tarihe rastlar. Mesela, Noel tarihi ile İran ve Roma'da Güneş tanrısı Mitharas'ın doğum tarihidir" diyor. Burhan-ı Katı' kitabında "hazreti İsa ile Muhammed aleyhisselam arasında en az bin sene vardır" diyor. Ermeniler Noeli hiç kabul etmezler. Gregoriyen Ermeniler Ruslarla beraber 13 gün sonra kutlarlar. Eski Mısırlılar ve Yahudiler yaprak dökmeyen ağaçları ölümsüzlük işareti bilirler. Çin, Hollanda ve İngiltere'de Noel kutlanmaz. Yani özet olarak kendi aralarında da birlik beraberlik yoktur. Olabilir. Birkaç defa görev dolayısıyla gittiğim Avrupa'da, bazı yılbaşlarını oralarda yaşadım. Şaşırdım! Bizdeki yılbaşı heyecanı orada yok. Herkes evinde. Yılbaşının yaklaştığı, sadece balkonlarına asılı Noel kuklaları ile belli oluyor. Kiliselere bir hücum yok Zaten diğer zamanlarda pazarları kiliseye gidenler % 5'ten az kalmış. Birkaç havai fişek partisinden başka bir şenlik de yok. Avrupalılara şöyle haykırasım geldi: "Ey Batının medeni insanları! Yılbaşı böyle mi kutlanır. Hiç mi görgünüz yok. Gelin de benim ülkemde yılbaşının nasıl kutlandığını görün ibret alın!.." Ama diyemedim. Bir hafta önce TOKİ'de uzun vadeli ucuz ev kampanyası için kuralar çekilirken; ismi kurada çıkmayan bir yaşlı kapıcı, üzüntü ve heyecandan oracıkta vefat etti. Allah rahmet eylesin. Yılbaşı eğlencelerinde bir lüks daire alacak kadar eğlence masrafı edenlerin vicdanı acaba bu haberi okurken, seyrederken sızladı mı ki. Sızlar mı? Yılbaşı gelirken sahte ve kaçak içki işiyle uğraşanlar sanki bayram ediyor. Okullar yoksul çocuklarla dolu. El işi ödevi için yapıştırıcı parası bulamayanlar, beslenme çantasını okula boş götürüp getirenler, ayakkabısından kar suyu girip karın ağrısı çekenler de bizim insanımız. 25 Aralık 2005 Pazar günü, Sarıkamış faciasının 91'inci yıl dönümü idi. Orada şehit olanların torunlarının çocukları yine delik ayakkabı ile okula gidiyor. Kar altında dedelerinin anma töreninde idiler. Bazılarımız ise yoksul çığlıklarına kulaklarımızı kapamış veya yılbaşı eğlencesi salonundaki orkestranın nağmelerinden bu feryatları duyamıyoruz. Yoksulu unutanlar bir gün unutulmaya mahkumdurlar...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.