2001 yılının bitimine geldiğimiz şu günlerde, yeni bir yılı karşılamanın heyecanı, bütün dünyayı sardı. Ancak yeni yılın bütün insanlığa, hassaten ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diler, okuyucularımın yeni yıllarını kutlarım. Her senenin aralık ayının son haftası, basın yayınımız, Noel hazırlıklarını baş köşeye oturtur. Noel dini motifli bir ritüeldir. Noeli sahiplenen dinin mensuplarının kutlamalarına bir sözümüz yoktur. Osmanlı devleti zamanında, daha sonra da Cumhuriyet döneminde, Türk toprakları üzerinde yaşayan gayri müslimlerin dini günlerine, devletimiz azami dikkat göstermiştir. Hatta yaklaşan gayri müslim kutlama günleri için, askeri birliklerimizde, silah altında olan gayri müslimlere özel izinlerin verilmesi bunun açık delillerindendir. Ancak bu kutlamaları, basın yayın yoluyla, bütün ülkeye yayma ve propagandası için gösterilen gayret, milletimizi incitmektedir. Noel kutlama çalışmaları safiyane dini bir gayretle sınırlı değildir. Son günlerde, İstanbul başta olmak üzere, Giresun, Trabzon, Samsun, İstanbul'un ilçeleri Çatalca ve Silivri'deki Pontus ve Bizans'ı hortlatma çalışmalarına hız verildiği, devletin güvenlik güçlerince tesbit edilmiş ve gerekli tedbirler alınmıştır. Artık gözümüzü dört açmanın zamanı gelmiştir. Hiç kimse, "sizin vatanınızı elinizden alacağız" diye yanımıza yaklaşmaz. Dolaylı yollardan; Dini Diyalog, Dini Hoşgörü, İnanç Turizmi, Kardeşlik ve İşbirliği söz ve gayretlerinin arkasında, ülke bütünlüğünü tehdit yatmaktadır. Devletimizin aldığı tedbirleri, vatandaş olarak bizler can-ı gönülden desteklemeliyiz. İlgililere her fırsatta yardımcı olmalıyız. Böyle çalışmaları haber aldığımızda, derhal ilgililere haber vermeliyiz. Düşman pusuda. Bugün kardeşlik yaltaklanmaları ile yaklaşanların günü gelince nasıl çirkinleşeceklerinin misalleri, tarihimizde çoktur. Yılbaşı eğlenceleri adı altında yapılacak toplantılarda bu konu hep gündeme gelecektir. Yılbaşı tebrikine peki. Ama Noel de ne oluyor. Kızıl elbiseli palyaçoları sahiplenmek neden! Vatikan'da Papalığın başlattığı "dinler arası diyalog" çalışmaları safsatadır, kandırmacadır. Papa, Hırıstiyanlar arasında kardeşliği sağlayamamıştır ki, Müslümanları diyaloğa davet ediyor. Bugün Papa, Protestan bir ülkeye resmi ziyaret yapabilsin, Ortodoks Patriklerle beraber el sıkışsın da, bir görelim hele. Dört elle sarıldıkları Noel'in kutlama gününde bile, aralarında birlik yoktur. Katolikler 24 aralıkta kutlarlar. Rus Ortodoksları 13 gün sonra 5 ocakta Noel yaparlar. Ortodoks Ermeniler ise Noeli hiç tanımazlar. Katolikler, Ortodoksları zındık, sapık bilirler. 12-13 Aralık 2001 günlerinde Brüksel'de "Üç Tek Tanrılı dinin barış içinde beraberlik ve iş birliği toplantısını, bir gafil Türk gazeteci, sütunlarında ballandıra ballandıra anlattı. Fener Rum Patriği'nden Cihan Şumül Patrik Bartholomeos hazretleri, Türk Ermeni Patriği'nden şeklinde Mesrop II hazretleri şeklinde bahseden gafil yazar, toplantıda Diyanet İşleri Başkanımızın yokluğundan yakınıyor ve onun ismini yazarken Hazret kelimesini esirgiyor. Kaldı ki Hazret kelimesi bizzat Atatürk tarafından yasaklanmıştır. Patriğe Cihan Şumül (Ekümenik ) ifadesini kullanmak suçtur... Patrik her halde kesenin ağzını ardına kadar açtı. Zira Ekümenüklik için vermeyeceği şeyi yoktur. İşte bir siyasi skandal. Noeli Türkiye'de dillendirmek, sevdirmeye çalışmak, propagandasını yapmak; Ulu önder Atatürk'ün üzerinde hassasiyetle durduğu LAİKLİK ilkesine karşı, savaş açmak demektir. Tekrar yeni yılın, ülkemizin üzerinde gezen sıkıntı bulutlarının dağılmasına vesile olmasını dilerim.