Bürokrasiye dinç el değdi

A -
A +
ŞERİF AKÇAN KANUN, MEVZUAT ve YÖNETMELİKLER Üniversitede okuduğumuz yıllarda "Kamu Yönetimi" dersini okutan hocalarımız bizlere Türk bürokrasisinin, Osmanlının son dönemlerinden itibaren Fransa modeli alınarak kurulduğunu anlatırlardı. Özellikle Cumhuriyetin ilanı ile birlikte üniter devlet yapısının ve devlet organlarının bu şekilde örgütlendiği öğretildi. FRANSIZ MODELİ İFLAS ETTİ Sistemin esasının ne olduğunu ise çalışma hayatına başladığımızda daha doğrusu devlet organları ile ilk temas ettiğimizde öğrenmeye başladık. Bürokrasinin gerçek yüzünü ilk işe girişte bizden istenen belgelerle gördük. Sağlık Kurulu Raporu, savcılıktan İyi Hal Kağıdı, İkametgah, Nüfus Cüzdan Sureti vs... Bir hafta sağlık kurulu raporu almak için kuyruklarda bekledim. Sabıkasızlık kaydı için üç gün uğraş verdim. Üstelik işsizim ve bu belgeleri toplamak için hatırı sayılır paralar ödedim. Hocalarımızın bize anlattığı Fransız modeli yaklaşık 150 yıl öncesine ait bir sistem. Sistemin esası vatandaşa güvensizlik üzerine kurulmuş. Sağlıklı olduğunu devlete göster, sabıkasız olduğunu devlete ispat et. Nasıl? Devletten aldığın belgeyle. Nerede oturduğunu, nerede ne zaman doğduğunu, anne ve baba adını belgelendir. Halbuki bunların hepsi devletin arşivlerinde mevcut. Daha da ilginç olanı devlet, okullarından ve üniversitelerinden aldığın diplomayı kabul etmez. Noter tasdiki gerekir! Muhtardan alınan ikametgah belgesi de noter tasdiki ile kabul edilirdi. VATANDAŞA GÜVENECEKSİN Bu model Fransa'da çoktan terk edilmişti ama biz bir türlü vazgeçemedik. Çağa ayak uyduran ülkeler vatandaşın verdiği bilgileri doğru kabul eder. Bir form doldurursunuz. Kendi bilgilerini yanlış sunanlar cezalandırılır. Fiilin derecesine göre ceza uygulanır. Esas olan vatandaşın dürüst olduğudur. İstisnalar için gerekli işlemler gerektiği şekilde zaten yapılacaktır. Cuma günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, yaptığı açıklama ile Cumhuriyet tarihimizin en önemli yeniliklerinden birisi hayata geçirildi. Dinçer, daha başbakanlık müsteşarlığı döneminde başlattığı ve uzunca bir süreç alan çalışmaların sonunda inanılması güç bir dönüşüme imza attı. İnanılması güç diyorum, devletin vatandaşına güven esasına dayalı bir sistemin kurulması ülkemizin çağdaş bir devlet yönetimine geçişinin en önemli ve temel bir adımı olmuştur. Bu saatten sonra bürokrasinin ayak diremesi, git-geller yapması mümkün olmayacaktır. Çok küçük bir iş için günlerce devlet kapısında artık beklemeyeceğiz. AĞAÇLAR DA KURTULDU! Dinçer, yapılan değişiklikler ile bilmem kaç adet yönetmelik ve mevzuat değişikliğine dikkat çekti. Diğer yandan ortaya çıkacak maddi tasarruf ile kağıt kullanımına son verileceği için kesilmekten kurtulacak ağaç sayısını verdi. Yani hem zamandan, hem paradan hem de doğadan çok ciddi tasarruflar yapacağız. Bakanın açıkladığı tasarruf miktarlarının boyutunu basın yayın organlarından mutlaka takip etmişsinizdir. Ben asıl devlet yönetimindeki zihniyet değişimine bir dönüşüme dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bireylerin kendini güvende hissetmesi, devletin, kendine suçlu gözü ile bakmadığına inanması ile birebir alakalıdır. Güven ortamının tesis edilmesi sonucu bugün devlet ile millet arasında yaşanan birçok çatışmanın da ortadan kalmasına vesile olacaktır. Türk bürokrasisinde bir zihinsel devrim gerçekleştirecek olan bu projenin mimarı olan Bakan Dinçer ile birlikte Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala'ya, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak teşekkür ediyorum. İŞVERENE BÜYÜK KOLAYLIK İş yeri ve işçi bildirimi de teke indi... Devlet organları, kamu kurum ve kuruluşları ile işi olan vatandaşları kırtasiyecilikten kurtarmak ve bürokrasiyi azaltmak için yapılan çalışmalardan bir diğeri olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı birimlerine yapılan "iş yeri ve işçi" bildirimlerinin teke düşürülmesi uygulaması başladı. Bilindiği üzere iş yeri tescili olarak adlandırılan "iş yeri bildirim formları", Çalışma Bölge Müdürlükleri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu'na (İŞKUR) yapılmaktaydı. İŞKUR özellikle son yıllarda bu tür bildirimler istemeye başlamıştı. Diğer yandan işçi giriş ve çıkışlarının da Çalışma Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumuna ve İŞKUR'a bildirilmesi zorunluydu. Aynı bakanlığın içinde değişik birimlere ayrı ayrı bildirim yapılması her zaman eleştiri konusu olmuştur. Bugüne kadar Çalışma Bakanlığını ilgilendiren konularda katıldığım bütün panel, seminer vs toplantılarda her kesimden bu konu ile ilgili eleştiriler ve çözüm önerileri dinledim. Her ne hikmetse kimse bu eleştiri ve çözüm önerilerini kaale alıp harekete geçmedi veya geçemedi. Halbuki yapılacak iş çok ama çok basitti. Bakanlığın birimleri içinde sistemi en ileri düzeyde olan ve en sağlıklı veri tabanı olan kurum SGK idi. Kuruma yapılacak iş yeri, işçi giriş ve çıkışları ile çalışan işçilerin çalışma süreleri vs. diğer kurumlar tarafından elektronik ortamdan çok rahat alınabildi. En azından son 15 yıldır SGK'nın (eskiden SSK'nın) sistemi buna müsaitti. ÇELİK BAŞLATMIŞTI Nihayet yaklaşık bir yıl önce dönemin Bakanı Faruk Çelik tarafından verilen talimat doğrultusunda hazırlıklar yapıldı, TBMM'de yasal değişiklik yapıldı ve 1 Ağustos 2009 tarihinden geçerli olarak uygulama başladı. Bundan sonra iş yeri açılışlarınızı, adres ve unvan değişikliklerini, iş yeri devrini ve kapanışı ile işe giren ve çıkan işçilerin bildirimini sadece SGK'ya yapmanız yeterli olacak. Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Bölge Müdürlüklerine veya İŞKUR'a bildirim yapmanıza gerek kalmayacak. www.calisandunyasi.com e-mail: calisandunyasi@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No:23 Yenibosna-İST. Not: SSK, Bağ-Kur, TC kimlik numaraları ile doğum tarihleri ay ve gün olarak belirtilmeden gönderilen sorulara cevap veremiyoruz. Ayrıca her salı günü saat 13:15'te TGRT FM'de canlı yayınlanan "Zeytin Dalı" programında da bizi dinleyebilirsiniz.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.