Dünkü yazımızda, kabahati her zaman kendimizde bulmak gerektiğini bildirmiştik. Suçu hep başkalarına yüklersek, kendimizi beğenirsek, başkalarını küçümsersek bunlar bizim felaketimiz olur. Kendimiz övülmeye takdir edilmeye layık birisi olsak bile, kendimizi övmemiz çok yanlış olur. Çünkü, (Çirkin olan doğru, kişinin kendini övmesidir) buyurmuşlardır. Övünmek, kibirden gelir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Allah, kendini beğenip övüneni sevmez.) [Lokman18] (Allah, büyüklük taslayanları sevmez.) [Nahl 23] Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki: (Kendini beğenen helak olur.) [Buhari] (Arkadaşını hakir görmek, kötülük olarak yeter.) [Müslim] Kendini beğenen nasihat kabul etmez. Hep itiraz eder, öyle değil diyerek kendini haklı, karşısındakini haksız çıkarmaya çalışır. Allah'tan kork şunu yapma dense, hemen itiraz eder. Bir hadis-i şerif meali: (Allah'tan kork diyene, sen önce kendine bak diyeni Allah sevmez.) [Beyheki] İtiraz etmeyi âdet haline getirmek, "Hayır öyle değildir" demek, çok çirkindir. Çünkü böyle söylemek, (Sen bilmiyorsun, bu işten sen anlamazsın, sen ahmaksın, ben akıllı ve bilgiliyim) demektir. Bu ise, kendini büyük görüp, başkalarına hücum etmektir. Lüzum yokken, karşımızdaki şahsın kusurlarını bulup kendisine göstermek günahtır. Çünkü onun hatasını söylemekle üzmüş ve kalbini kırmış oluruz. Zaruretsiz incitmek haramdır. Böyle şeylerde başkasının hatasını söylemek gerekmez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Din kardeşine itiraz etme.) [Tirmizi] (İtiraz etmeyene, haklı iken, münakaşayı terk edene, Cennette bir köşk verilir.) [Taberani] (Haklı da olsa, münakaşayı terk etmeyen, hakiki imana kavuşamaz.) [İbni Ebiddünya] Hakkı, düşman da söylese kabul etmeli. Hakkı kabul edememek kibirdendir. Kibir ise büyük günahtır. Doğruyu kabul etmemeye inat denir. İnat, karşısındakini aşağı görmekten ileri gelir. Fazilettir hatayı hep kabul etmek gerek Hakkı kabul için inat etmemek gerek Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allah'ın en sevmediği kimse, hakkı kabul etmekte inat edendir.) [Buhari] (Küçük, büyük, iyi kötü veya hoşlanmadığın biri, hakkı söylerse, kabul et.) [Deylemi] (Bilmediği şeyde inat edene, inadından vazgeçene kadar Allah gazap eder.) [İ.Ebiddünya] (Kibirli, hakkı küçük görür, inkâr eder, insanlara hakaret gözü ile bakar.) [İ.Gazali] (Müslümanı hakir görmek, kişiye kötülük olarak yeter.) [Müslim] İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Bekara suresinin (Kalblerinde hastalık vardır) mealindeki onuncu âyet-i kerimesi ile bildirilen hastalık, tedavi edilmedikçe, hakiki iman ele geçmez. Kalbi hasta olanın imanı, imanın suretidir. Nefsini temizleyen hakiki imana kavuşur. Yunus suresinin, (Allah'ın evliyası için korku ve üzüntü yoktur) mealindeki 62. âyet-i kerimesindeki müjde, hakiki imana kavuşanlar içindir. (1/46) Demek ki Allah'ın dostu olmak ve hakiki imana kavuşmak için kalbdeki hastalıkları yani kötü huyları temizlemek, kendini beğenmemek, suçu kendinde bulmak, itirazcı olmamak, hakkı kim söylerse kabul etmek gerekir.