Haçlı kini devam ediyor

A -
A +
Japon asıllı Amerikalı tarihçi Fukuyama, Brooking Enstitüsü’nde verdiği konferansta "İslam tehlikesi"nin Avrupa’yı ABD’de olduğu gibi dışarıdan çok içeriden "tehdit ettiğini" ifade ederek Avrupalı ve Amerikalı grupları ortak İslam tehlikesiyle mücadelede koordineli davranmaya çağırdı. Bernard Lewis ise Avrupalıları, şartların şu anda olduğu gibi sürmesi durumunda Avrupa’nın 2050 yılında Arap-İslam Mağrip ülkelerinin bir parçası hâline geleceği uyarısında bulundu.
Amerikan Priceton Üniversitesi tarih profesörü İngiliz asıllı Yahudi Bernard Lewis’in kastettiği şartlar bir yandan Müslümanların Avrupa ülkelerine göçü, diğer yandan ise Avrupa toplumları içine alınıp entegre edilme politikalarının başarısızlığıdır. Özellikle de Hollanda, Fransa ve Almanya’daki bazı sağcı politikacıların Lewis’in uyarılarını ciddiye alıp göç karşıtı saldırgan siyasi söylemlerinin temeli hâline getirmekle birlikte liberal politikacılar, bu uyarıların doğruluğundan şüphe duymakta hatta çürütmekteler.
11 Temmuz 1995 tarihinde Birleşmiş Milletler'in “Güvenli Bölgesi” kabul edilen Srebrenitsa’da 14 yaşın üstünde 8372 Bosnalı erkek Hollandalı birliğin (sözde) himayesi altında idi. Hollandalı komutan Sırp askerî lideri Radko Mladiç ve emrindeki katil askerlerine bu masumları teslim etti. Ve bir gece içinde 8372 Bosnalı Müslüman katledildi. Hollandalı komutan ile Sırp Radko Mladiç (iki katil) kadehlerini tokuşturarak "Müslümanlardan intikam aldık" dediler. Sırp ve Hollandalı askerler sabaha kadar içki içip dans ettiler. Ve bu soykırım eşleri ve çocuklarının gözleri önünde yapıldı. Her biri iffet timsali Müslüman kadın ve kızlara cinsel tecavüzde bulundular. Bundan dolayı bu kadınlar ömür boyu psikolojik bunalım yaşadılar. Bazıları intihar etti. Hatta kız ve erkek çocuklara dahi cinsel istismarda bulundular. 1000 yıllık Türk-İslam medeniyetini yıkarak örnek aldığımız(!) Batı budur işte.
O dönemin Hollanda iktidarı bu katil albayı terfi ettirerek general yaptı. Srebrenitsa katliamı İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa’da yapılan en büyük soykırımdır. Seyyid Kamran İnan “Türkiye Gerçeği” adlı kitabında bürokrasi ihanetlerini örnekleriyle anlatarak “Türkiye’nin gelişmesi ve demokratikleşmesinde en büyük engel bürokratlardır” diyor...
PEW Araştırma Merkezinin Din ve Kamu Hayatı Forumu tarafından hazırlanan rapora göre 2030 yılında Müslümanların sayısı 2 milyar 200 milyon olacak. Avrupa’da Müslümanların sayısı toplam nüfusun yüzde 10’u olacak. Asya’da 10 kişiden 3’ü Müslüman olacak. 2010 yılında Afrika’da 321 milyon 869 bin olan Müslümanların sayısı 2030 yılında 439 milyon 453 bin olacak. Amerika’da Müslümanların sayısı 2030 yılında 2,5 kat artacak. Türkiye’nin nüfusunun ise 89 milyon 127 bin olması tahmin ediliyor. Türkiye Müslüman ülkeler içinde nüfusu en büyük 8. ülke olacak...
Bosna Hersek Reisül Uleması Çeriç’in sözleri: “İslam için hayatımızdan vazgeçeriz. İslamofobi Avrupa’nın zayıflığının en büyük delilidir. Bu aslında Avrupa’ya zarar veriyor. Çünkü İslamofobi sayesinde Müslümanlar birleşiyor. Hatta İslamiyete çok önem vermeyen Müslümanlar dahi dinlerine çok daha sıkı bağlanıyor. Bizler Müslüman kalabilmek için hayatımızdan dahi vazgeçtik. Gelecekte herkes Türkiye’nin peşinden koşacak...”
Müslümanların çoğunun bilmediğini Hıristiyan Batı biliyor. Bu sır; zamanın İslamiyetin ve İslam Dünyasının lehine çalıştığıdır. Oysa Batı her gün biraz daha bataklığa batıyor...
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.